
Balıkesir’in Ayvalık, Edremit, Erdek ve Bandırma gibi sahil ilçelerinde yaz aylarında nüfus 10 kata kadar yükseliyor. Bu hızlı artış, altyapının dayanıklılığı, çevresel sürdürülebilirlik ve geleceğe dönük planlamaları yeniden tartışmaya açıyor.
Balıkesir sahilleri son yıllarda hem turistik hem de yerleşim açısından büyük bir cazibe merkezi hâline geldi. Özellikle Ayvalık, Edremit, Erdek ve Avşa-Adalar hattındaki bölgeler, yaz aylarında nefes kesen kalabalıklara sahne oluyor. Bu yoğunluk birçok açıdan ekonomik fırsatlar sunarken, aynı zamanda altyapı üzerindeki baskıyı her zamankinden daha görünür hâle getiriyor. Yaz-kış dengesizliğinin arttığı Balıkesir sahillerinde, nüfusun 10 kata kadar yükselmesi hem yerel yönetimlerin hem de bölge halkının gündemini belirliyor.
Balıkesir sahillerindeki bu yoğunluk artışı yalnızca turizm kaynaklı değil. Son yıllarda pandemi sonrası değişen yaşam tercihleri, özellikle büyük şehirlerden yaşanan kalıcı göçü hızlandırdı. Artık yalnızca tatilciler değil, yılın önemli bir bölümünü sahil kasabalarında geçiren uzaktan çalışan yeni bir kitle bulunuyor. Buna rağmen asıl kırılma noktası yaz aylarında meydana çıkıyor. Çünkü nüfus bir anda fırlıyor ve normal zamanda 20 bin kişinin yaşadığı bir kıyı ilçesi, yazın 200 binden fazla insanı ağırlayabiliyor.
Bu artış, altyapının taşıyabileceği yükü sorgulatıyor. Kanalizasyon hatlarının kapasitesi, su şebekelerindeki dayanıklılık, elektrik tüketimi, atık yönetimi ve trafik yoğunluğu en kritik başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle Ayvalık ve Edremit Körfezi çevresinde, yaz dönemlerinde su kesintileri, arıza bildirimleri ve elektrik dalgalanmaları sıkça gündeme taşınıyor. Erdek ve Avşa-Adalar bölgesinde ise yoğunluk nedeniyle atık toplama süreçleri aksayabiliyor. Bu tablo, yaz aylarında belediyelerin olağanüstü bir efor sarf etmesini zorunlu hâle getiriyor.
Balıkesir sahillerindeki yaz-kış dengesizliği yalnızca teknik altyapı sorunlarıyla sınırlı değil. Trafik yoğunluğu da bölgenin karakterini hızla değiştiriyor. Edremit Körfezi’nde yazın 45 dakikada geçilen bir yolun, kışın 10 dakikaya düştüğü biliniyor. Ayvalık merkezinde ise araç trafiği, özellikle Cunda bağlantı yolunda, kontrol edilebilir seviyeyi çoktan aşmış durumda. Artan yaz nüfusu, yeni otopark ihtiyacını ve yol düzenlemelerini de kaçınılmaz hâle getiriyor.
Bu tabloya rağmen Balıkesir’in sahil ilçeleri hem ekonomik katkı hem de marka değeri açısından şehrin en güçlü vitrinini oluşturuyor. Yaz aylarında bölge esnafı için ciddi bir gelir akışı sağlanıyor. Konaklama tesislerindeki doluluk oranları yüzde 90’ın üzerine çıkıyor. Restoranlar, kafeler, ulaşım araçları ve yerel üreticiler bu hareketlilikten doğrudan faydalanıyor. Ekonomik hareketlilik turizm sezonunu uzatma çabalarıyla birleşince, bölgede ciddi bir canlılık yaratıyor. Ancak bu canlılık sürdürülebilir planlarla desteklenmediğinde, ilerleyen yıllarda hem çevresel hem de sosyal sorunları beraberinde getirme potansiyeli taşıyor.
Uzmanlara göre Balıkesir sahillerinde yaz-kış dengesizliğini yönetebilmek için kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç var. Altyapı yatırımlarının bölgenin “yaz nüfusu” dikkate alınarak yapılması gerektiği vurgulanıyor. Atık su arıtma kapasitesinin artırılması, içme suyu şebekelerinin yenilenmesi, yaz aylarına özel çevre planlarının devreye alınması ve enerji altyapısının güçlendirilmesi yeni dönemin öncelikleri arasında gösteriliyor. Ayrıca kalabalığın en yoğun olduğu turistik alanlarda akıllı trafik yönetim sistemlerinin kullanılması, toplu taşımanın güçlendirilmesi ve kıyı ekosisteminin korunması için daha sıkı denetimler öneriliyor.
Balıkesir sahillerinin geleceği, büyük ölçüde bu planlamaların başarısına bağlı görünüyor. Çünkü bölge her yıl daha fazla ziyaretçi çekiyor ve bu eğilimin önümüzdeki yıllarda hız kesmeyeceği öngörülüyor. Bu nedenle yaz-kış dengesizliğini yöneten değil, önceden planlayan bir yaklaşımın hem Balıkesir’e hem de Türkiye’nin kıyı turizmine önemli katkılar sağlayacağı belirtiliyor.
Sonuç olarak, Balıkesir sahillerindeki nüfus artışının 10 kata ulaşması, güçlü altyapı yatırımlarını zorunlu kılıyor. Sahillerin marka değerini koruyabilmesi, yalnızca turistik yoğunluğun yönetilmesiyle değil, aynı zamanda sürdürülebilir, çevreye duyarlı ve uzun vadeli planlamalarla mümkün olacak gibi görünüyor.


Kucukkuyu, Altinoluk Güre arasında bulunan 14 tane kadar cam şişe geri donusum varisleri 5 aydır boşaltılıyor. Kim bakar, kinin sorumluluğu bilen yok