BIST 100
10.898,70 -0,43%
DOLAR
42,4900 0,11%
EURO
49,2920 0,04%
GRAM ALTIN
5.763,55 1,55%
FAİZ
38,47 -0,77%
GÜMÜŞ GRAM
77,12 5,76%
BITCOIN
91.276,00 0,26%
GBP/TRY
56,2721 0,00%
EUR/USD
1,1598 0,02%
BRENT
62,38 -0,78%
ÇEYREK ALTIN
9.423,41 1,55%
Balıkesir Parçalı Bulutlu
Balıkesir hava durumu
8 °

Kentsel Dönüşüm Yasasını Değerlendirdi

81bb5c93-2d84-4db6-88f5-086492af7645

İleride İnşaatın sahibi Galip Ertekin, Kentsel Dönüşüm Yasasını değerlendirdi. Açıklamasında “Kentsel dönüşüm uygulamaları mülkiyet hakkını gasp etmenin gerekçesi yapılamaz” diyen Ertekin, kentsel dönüşüme yönelik düzenlemeler içeren 7471 Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştığını hatırlattı. Kanun’un afet riski altında bulunan bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırmak amacıyla hazırlandığını ifade eden Ertekin, bununla birlikte Kanun’un 6. maddesi ile yeniden tanımlanan rezerv yapı alanının mülk hakkının gasp edileceği yolunda, kamuoyunda endişelere yol açtığına dikkat çekti.

ERTEKİN’DEN RANT ODAKLI YAPILAŞMA VURGUSU

Getirilen düzenlemelerin asıl amacının afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi olmadığını, rant odaklı yapılaşma olduğunu ifade eden Galip Ertekin, açıklamasında 1999 Marmara ve 2011 Van depremlerinin ardından mevcut yapılaşmanın güvenli hale getirilmesi; tehlikeli yapıların tespit edilerek yenilenmesi gerekçeleri ile 2012 yılında ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe konulduğunu anımsattı.

2016 yılında uygulamaların ülke genelinde kamu denetimi olmaksızın uygulanabilmesi için kamu düzeni ve güvenliği, yapı ve altyapı hasarları, kaçak yapılar da dönüşüm gerekçelerine dahil edilerek 6306 Sayılı Kanunun her alanda uygulamasının önünün açıldığını belirten Ertekin, “Geçen sürede kentler afetlere karşı hazırlanmadığı gibi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) eliyle tüm kentsel ve kırsal alanlar imara açılarak doğal, kültürel ve tarihî değerler rant ve yatırım araçlarına dönüştürüldü, olası bir afette kullanılması planlanan toplanma alanları yatırımcı ve sermaye sahiplerine tahsis edilerek, bu alanlarda iş merkezi, alışveriş merkezi, toplu konut ve stat yapılmasında bir sakınca görülmedi” diye konuştu.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM BAŞKANLIĞINA SINIRSIZ YETKİLER VERİLİYOR”

Kamuya ait taşınmazlar devredilirken, özel mülkler kamulaştırıldığını, yerel yönetimlerin yetkilerinin kısıtlanırken Kentsel Dönüşüm Başkanlığına sınırsız yetkiler verildiğini belirten Ertekin, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Kamu hizmetlerinin halka en yakın yönetim kademeleri tarafından yerine getirilmesi, yerinden yönetim ilkesine aykırı biçimde; yerel yönetimlerin yetkileri kısıtlanmakta, Bakanlığa ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na sınırsız yetkiler veriliyor. Özel mülkiyetteki tüm taşınmazların rezerv yapı alanı olarak belirlenebilmesi, resen riskli yapı tespiti ve zorla tahliyesi, ağır hasarlı-yıkılan veya risk altındaki yapıların satışı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni verme yetkisi, kamulaştırma, hisse satışı ve dönüşüm  uygulamalarındaki tüm yetkiler, TOKİ ve idarelere kaynak aktarımı, kamu varlıklarının satışı, dış finansman ve kredi kullanımı alanlarında başkanlık yetkili kılınmaktadır. Başkanlığa ayrıca dönüşüm uygulamaları için gerekli olan mali kaynağı oluşturmak adına planlama, arsa üretim çalışmaları yapma, Hazine taşınmazlarının değerlendirilmesi Hazine taşınmazlarının gelir elde etmek maksadıyla kullanılması için sınırsız yetkiler verilmektedir. Hazineye ait kamu varlıklarının devri ve satışı yoluyla kamuya ait kaynaklar sermayeye aktarılmaktadır.

Ekonomik kriz koşullarında sağlıklı, güvenli ve sağlam yapılı çevrede barınma hakkına erişemeyen yurttaşlar yeniden borçlandırılmaktadır. Getirilen düzenlemeler ile ekonomik sıkıntı içinde yaşayan yurttaşlar yeniden borçlandırılıyor. Ayrıca hak sahibi olduğu halde yeni yapılacak yapıların borçlanma bedelini ödeyemeyecek durumda olan yurttaşların mülkleri tapuda yeni kurulan başkanlığa tescil edilecek; yurttaşların ise bu yapılarda oturmasına izin verilecek. Savunma ve yargı kararlarına itiraz hakkı ortadan kaldırılıyor, hak arama özgürlüğü kısıtlanıyor. Yargı süreçlerinin hızlandırılması gerekçe gösterilerek; ilk inceleme, savunma, tebliğ, keşif ve bilirkişi incelemesi, itiraz ve istinaf başvuru süreleri kısaltılıyor.

Ayrıca depremlere ilişkin her türlü iş, dava, soruşturma ve kovuşturmalarda; bilirkişilik temel eğitimlerini tamamlamamış ve uzmanlık alanında en az beş yıl çalışmamış kişilerin gerekli usulleri yerine getirmeksizin görevlendirilmesinin önü açılmaktadır. Yakın dönemde ardı ardına yaşanan depremler; kentsel ve kırsal alanda bütüncül planlama ilkelerini reddeden anlayışın, kentleri  her türlü afete karşı zayıf, güvencesiz ve risk altında bıraktığını gözler önüne sermiştir. Bu açıdan değerlendirilerek, büyük yıkımlara ve önlenemez kayıplara sebep olan rant odaklı planlama, kentleşme ve yapılaşma politikaları yaşananlardan ders alınarak terk edilmelidir. Afetlerden rant sağlanması amacıyla yürürlüğe konan düzenlemelerin, proje ve uygulamaların ivedilikle durdurulması gereklidir. Barınma ve sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşam hakkının korunması çerçevesinde; hukuka aykırı riskli alan, rezerv yapı alanı, dönüşüm, kamuya ait taşınmazların devrine ve özel mülklerin kamulaştırılarak satışına ilişkin düzenlemeler geri çekilmelidir. Devlet tüm yurttaşlara eşit, sağlıklı, güvenlikli yaşama koşullarında nitelikli yaşam çevreleri sağlamakla yükümlüdür. Afetler ve kriz koşullarında başarılı iyileşme süreçleri için alınacak önlemlerin bilimsel ilkeler ve gerçeklerle, toplum yararı gözetilerek oluşturulması; sosyal devlet anlayışıyla geliştirilecek politikalarda bilim insanlarının, meslek odalarının, akademik kuruluşların ve tüm ilgili kesimlerin koordinasyonunun ve işbirliğinin sağlanması gözetilmelidir.” Zeynep Gafarov

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?