BIST 100
10.898,70 -0,43%
DOLAR
42,4900 0,11%
EURO
49,2920 0,04%
GRAM ALTIN
5.763,55 1,55%
FAİZ
38,47 -0,77%
GÜMÜŞ GRAM
77,12 5,76%
BITCOIN
91.111,00 0,22%
GBP/TRY
56,2721 0,00%
EUR/USD
1,1598 0,02%
BRENT
62,38 -0,78%
ÇEYREK ALTIN
9.423,41 1,55%
Balıkesir Parçalı Az Bulutlu
Balıkesir hava durumu
9 °

Yağışlar Başladı: Paratonerler Hayat Kurtarıyor!

paratoner-yildirim-radyoaktif

Kış aylarının gelmesiyle birlikte gök gürültülü sağanak yağışlar, yıldırımlar, paratonerler hayatımıza geri dönüyor. Peki binaların tepesindeki o ince metal çubuklar yani paratonerler bizi milyonlarca voltluk yıldırımdan gerçekten koruyor mu? Her binada olması zorunlu mu? Eski “radyoaktif paratoner” tehlikesi hâlâ devam ediyor mu?

Paratoner Nedir ve Nasıl Çalışır?

Halk arasında “yıldırımı çeken demir” olarak bilinir ama asıl görevi yıldırımı üzerine çekip, binaya ve insanlara zarar vermeden güvenle toprağa aktarmaktır. Elektrik akımı her zaman en az dirençli yolu seçer. Paratoner sistemi şu 3 temel kısımdan oluşur:

  • Uçtaki yakalama çubuğu (franklin çubuğu veya ESE başlığı)
  • Bakır veya alüminyum iniş iletkenleri
  • Topraklama sistemi

Yıldırım düştüğünde, bu sistem binanın betonarme donatısından, su tesisatından veya elektrik hattından kat kat daha düşük direnç sunduğu için akım dışardan bu hat üzerinden toprağa akar ve zararsız şekilde sönümlenir.

Türkiye’de Her Binada Paratoner Zorunlu mu?

Hayır, her binada zorunlu değildir. Zorunluluk, binanın yüksekliğine değil, TS EN 62305 Yıldırımdan Korunma Standardı’na göre yapılan Yıldırım Risk Analizi sonucuna göre belirlenir. Risk analizi sonucunda koruma seviyesi LPL I, II, III veya IV çıkarsa paratoner sistemi kurulması zorunludur.

Pratikte şu yapılarda neredeyse her zaman risk yüksek çıkar ve paratoner zorunlu olur:

  • 28 metreden yüksek binalar ve gökdelenler
  • Hastaneler, okullar, yurtlar, alışveriş merkezleri, sinema-tiyatro salonları gibi kalabalık yapılar
  • Patlayıcı ve yanıcı madde depolanan/depolayan tesisler (benzin istasyonları, kimya fabrikaları, depolar)
  • Tarihi eserler, müzeler, camiler ve minareler
  • Elektrik trafo merkezleri, baz istasyonları, veri merkezleri

Ayrıca açık arazideki müstakil evler, köy evleri, bağ evleri, yayla evleri çevrede daha yüksek nokta yoksa çok yüksek risk taşır; uzmanlar buralara da mutlaka paratoner öneriyor.

Geçmişteki “Kötü Şöhret” ve Hâlâ Devam Eden Riskler

  1. Radyoaktif Paratonerler (Radyum-226 içerenler) 1980’lerden önce bazı paratoner uçlarında radyoaktif madde kullanılıyordu. 1990’lı yıllarda Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK – şimdiki Nükleer Düzenleme Kurumu) bunları tamamen yasakladı ve sökülmesini emretti. Ancak hâlâ bazı 1970-1980 öncesi binalarda bu radyoaktif uçlar unutulmuş şekilde durabiliyor. Sağlık açısından ciddi tehlike oluşturur; keşfedilirse lisanslı firmalarca hemen bertaraf edilmelidir.
  2. Bakımsızlık ve Topraklama Hırsızlığı Türkiye’deki en büyük sorun budur. Bakır iniş kabloları çalınıyor, topraklama levhaları zamanla korozyona uğruyor. Sistem bakımsız kalırsa yıldırım paratonere gelir ama toprağa iletilemez → bu durumda bina büyük yangın ve patlama riskiyle karşı karşıya kalır.

Ne Yapmalıyız?

  • Paratoner sistemleri yılda en az 1 kez (yüksek riskli bölgelerde 6 ayda bir) yetkili elektrik/elektronik mühendisi tarafından ölçülmeli ve bakımı yapılmalıdır.
  • Çok eski binalarda çatıda şüpheli paratoner varsa mutlaka radyoaktivite ölçümü yaptırılmalı.
  • Veri merkezleri, hastaneler, havaalanları gibi kritik yapılarda sadece paratoner yetmez; tüm binayı ağ gibi saran Faraday Kafesi sistemiyle birlikte kullanılmalıdır.

Doğayı durduramayız ama doğru mühendislik ve düzenli bakım ile yıldırımın yıkıcı etkisini neredeyse tamamen ortadan kaldırabiliriz. Güvenlik, bir metal çubukla bitmiyor; o çubuğun düzgün projelendirilmesi, kurulması ve en önemlisi bakımının yapılmasıyla tamamlanıyor.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?