Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

Emr-i Hak vaki oldu

Emr-i Hak vaki oldu

Bugüne kadar değişik zamanlarda, farklı ortamlarda görev ve sorumluluk aldım. Sanırım şu ana kadar ki en zor görevimi geçtiğimiz hafta yerine getirdim.

Her şeyden sakındığım annemi, geçtiğimiz hafta Çarşamba günü toprağa verdim.

Annemin rahatsızlığı yaklaşık bir ay önce başladı. Geçtiğimiz hafta Pazartesi günü akşam saatlerinde rahatsızlığı artınca ambulansla Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırdık.

Orada beklerken, bir başka hastanın yakınlarının konuşmalarına şahit oldum.

Hastanın böbrekleri tükenme noktasına gelmiş ve acil olarak yoğun bakıma alınarak, diyalize bağlanması gerekiyordu. Ancak yoğun bakımda yer yoktu ve bu nedenle hastanın uygun bir hastaneye sevk edilmesi planlanıyordu.

Hasta yakınlarına “Allah şifa versin” dedikten yaklaşık bir saat sonra, annemle ilgilenen doktorlar, annemin de böbreklerinin tükenme noktasına geldiğini ifade ederek, yoğun bakım ve diyaliz ihtiyacını dile getirdikten sonra sevk için uygun bir hastane araştırdıklarını söyledi.

Acil Servis’in koridorunda endişeli bekleyişimiz sürerken, diğer hastanın yakınlarının yüzünde bir gülümseme oluştu. Yoğun Bakım’da bir başka hasta vefat etmiş ve onların hastalarına yer açılmıştı.

Ancak aradan henüz çeyrek saat geçmemişti ki gülümseyen yüzler, tekrar belirsizliğe büründü. Gelen habere göre, vefat eden hasta, tekrar hayata dönmüş ve hastalarının sevk edilmesi tekrar gündeme gelmişti.

Sonrasında Acil Diyaliz ile Acil Servis arasında yaşadığım koşuşturmada diğer hastanın akıbetini daha fazla takip edemedim ama annem, bir taraftan diyaliz makinasına bağlanarak yolculuğa hazır hale getirilmeye çalışılıyor, diğer taraftan da hastane araştırılmaya devam ediliyordu.

Vakit gece yarısını geçmişti ki diyaliz hemşiresi, diyaliz işleminin tamamlandığı ve bu arada vefat eden bir hasta olduğu için annemi Yoğun Bakım’a alacaklarının haberini verdi.

Bu haber, bende istem dışı bir sevince sebep oldu.

Annem, hastanede gününü doldurmadan, Yoğun Bakım’ın kapısında acı haberini aldım. Emr-i Hak vaki olmuş, Allah’ın ‘Her canlı ölümü tadacaktır’ hükmü yerine gelmişti.

Kesin hüküm karşısında yapacak bir şey olmasa da gözümden düşen ilk damla, aslında her şeyi özetliyordu.

Benim gözyaşım yere değmeden, hastasına yer açılan bir başka hasta yakınının yüzünde tebessüm oluştuğunu artık çok iyi biliyorum.

Annemi morga yerleştirirken, “Soğuğu severdi” dedim.

Kara toprağa emanet ederken, “Çiçekleri çok severdi” dedim.

Şimdi, onu toprağa verdiğimden bu tarafa yağan yağmura bakıp, “Allahım, ona rahmetinle muamele eyle” diyerek, dua ediyorum.

Bu vesileyle de annemin tedavisi çaba harcayan Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi personeline ve ebedi yolculuğunda bizleri yalnız bırakmayan ve acımızı paylaşan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.

Kaynak : İrfan Duroğlu

YORUM YAP