BIST 100
13.811,60 0,23%
DOLAR
47,7114 0,02%
EURO
55,1519 -0,01%
GRAM ALTIN
6.683,40 0,34%
FAİZ
41,60 0,73%
GÜMÜŞ GRAM
99,73 2,22%
BITCOIN
64.190,00 -1,40%
GBP/TRY
64,5765 0,27%
EUR/USD
1,1554 -0,04%
BRENT
86,56 3,60%
ÇEYREK ALTIN
10.927,35 0,34%
Balıkesir Açık
Balıkesir hava durumu
30 °

Balıkesir’in Sıcağında Güzellik Uğruna Cildimizi Yormayalım

Şeyma Nur Temel

Yaz geldi. Güneş tepede, sıcak hava üzerimize çökmüş, nem desen zaten insanın ensesinden aşağı doğru yürüyüşe geçmiş durumda. Balıkesir’de özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkmak neredeyse ayrı bir cesaret işi. Daha evden çıkarken terlemeye başlıyoruz. Ama biz ne yapıyoruz? Aynanın karşısına geçip makyaj malzemelerini sıraya diziyoruz.

Fondöten hazır, kapatıcı hazır, pudra hazır, allık hazır, sabitleyici hazır…

Cildimiz ise köşede sessizce bize bakıyor:

“Bari bugün beni rahat bırak.”

Ama yok.

Bizim derdimiz başka.

Çünkü yaz gelince makyaj yapmak, bazıları için güneş kremi sürmek kadar rutin hale geliyor. Oysa yaz aylarında cildimize yaptığımız makyajın miktarı ve uygulama şekli, kış aylarına göre çok daha fazla önem taşıyor. Sıcak hava, terleme, yağlanma, güneş, nem ve üzerine kat kat ürünler birleşince cilt adeta “Ben bu kadarını hak edecek ne yaptım?” diye isyan ediyor.

Sabah evden çıkarken kusursuz görünen makyaj, öğlen saatlerinde bambaşka bir karaktere bürünebiliyor. Fondöten yer değiştirmiş, pudra çizgilere dolmuş, alın parlamış, burun ayrı bir hayat yaşamaya başlamış…

Aynaya bakıyorsunuz, yüzünüz sizden önce eve dönmüş gibi.

İşin komik tarafı şu: Cildimizi daha güzel göstermek için yaptığımız makyaj, yanlış uygulandığında cildimizin görünümünü daha da bozabiliyor.

Özellikle yaz aylarında yoğun makyaj, ter ve sebumla birleştiğinde gözeneklerin çevresinde birikim oluşmasına ve cildin daha kirli ve ağır hissetmesine neden olabilir. Üstelik gün boyunca dışarıda geçirilen zaman, hava kirliliği ve güneş ışığı da işin içine girince cilt daha fazla yük taşıyor.

Bir de bunun üzerine “Bugün makyajımı çıkarmaya üşendim” cümlesi geliyor.

İşte burada cildin sabrı taşıyor.

Gece eve geliyoruz. Yorgunuz. Gün boyu sıcakla mücadele etmişiz. Makyaj hâlâ yüzümüzde. “Bir şey olmaz” diyoruz.

Oluyor.

Çünkü cilt, günün sonunda temizlenmeye ve nefes almaya ihtiyaç duyuyor. Makyajla uyumak ya da cildi yeterince temizlemeden yatağa girmek, özellikle yaz aylarında zaten terleyen ve yağlanan cildin daha fazla sorun yaşamasına zemin hazırlayabiliyor.

Bir de şu meşhur “daha kalıcı olsun” meselesi var.

Makyaj bozulmasın diye ürün üstüne ürün sürüyoruz.

Baz, fondöten, kapatıcı, pudra, allık, bronzer, sabitleyici…

Yüzümüzde neredeyse küçük bir inşaat çalışması yapıyoruz.

Sonra hava 35 derece.

Cilt:

“Ben istifa ediyorum.”

Özellikle ağır ve cilt tipine uygun olmayan ürünlerin üst üste kullanılması, cildin daha fazla yağlı, kuru veya rahatsız hissedilmesine yol açabilir. Her cilt aynı ürüne aynı tepkiyi vermez. Bir başkasında harika duran fondöten, sizin cildinizde ağırlık yapabilir. Sosyal medyada gördüğümüz makyajların birebir aynısını kendi yüzümüzde uygulamaya çalışmak da çoğu zaman doğru sonuç vermiyor.

Çünkü filtre başka, Balıkesir sıcağı başka.

Telefon ekranında ışıltılı görünen ciltle, öğlen güneşinin altında gerçek hayatın cildi aynı şey değil.

Yaz aylarında en önemli meselelerden biri de güneşten korunma. Makyaj yapacağım diye güneş koruyucuyu atlamak, cildin geleceğini bugünün makyajına feda etmek anlamına geliyor. Güneş koruyucu kullanımı cilt bakımının önemli bir parçası. Makyaj bunun üzerine yapılabilir. Üstelik güneş koruyucu kullanmak, “Nasıl olsa fondöten var” düşüncesinin yerine geçmez.

Fondötenin üzerinde güneş koruma faktörü yazıyor diye güneşten tamamen korunduğumuzu düşünmek doğru değil.

Bir başka konu da makyaj malzemelerinin temizliği.

Fırçalar…

Süngerler…

Makyaj çantası…

Ve aylarca temizlenmeyen o küçük güzellik aletleri!

Makyaj fırçasını ne zaman yıkadığımızı hatırlamıyorsak, ortada ciddi bir problem var demektir. Çünkü kullanılan ürünlerin ve cilde temas eden makyaj araçlarının temiz tutulması, cilt sağlığı açısından önem taşıyor. Hele yazın terleme ve yağlanmanın arttığı dönemlerde hijyen konusu daha da önem kazanıyor.

Bir de makyaj malzemelerini başkalarıyla paylaşma alışkanlığı var.

“Bir kere kullandım ne olacak?”

İşte o “bir kere”, bazen cildin hiç istemediği bir misafiri beraberinde getirebilir. Özellikle göz ve dudak çevresinde kullanılan ürünlerin kişisel olması daha güvenli bir alışkanlıktır.

Yazın cildimize biraz daha merhamet etmemiz gerekiyor.

Her gün ağır makyaj yapmak zorunda değiliz.

Bazen sadece güneş koruyucu, hafif bir ürün, biraz renk ve dudak nemlendiricisiyle çıkmak da mümkün. Cildin kendi dokusunun görünmesinden korkmayalım. Çünkü gerçek ciltte gözenek vardır, küçük lekeler vardır, bazen kızarıklık vardır, bazen sivilce çıkar.

İnsan yüzü porselen tabak değil.

Hem zaten sıcak havada o porselen görüntüyü korumaya çalışırken yüzümüzden akan fondötenin hesabını kim verecek?

Yaz makyajında önemli olan daha fazla ürün kullanmak değil, daha doğru ürünleri daha az yükle kullanabilmek.

Cildimizi tanımak gerekiyor. Yağlı bir cildimiz varsa ona uygun, kuru bir cildimiz varsa ihtiyacına uygun ürünlere yönelmek; makyajı gün sonunda düzgün şekilde temizlemek; güneş korumasını ihmal etmemek; makyaj araçlarının temizliğine dikkat etmek ve cildin ihtiyaç duyduğu bakımı aksatmamak gerekiyor.

Çünkü makyajın amacı cildi saklamak değil, zaten var olan güzelliği desteklemek olmalı.

Yaz boyunca yüzümüzü kat kat ürünlerle kapatıp sonra sonbaharda “Cildim neden böyle oldu?” diye aynanın karşısında soruşturma yapmayalım.

Suçlu çoğu zaman aynanın karşısında duruyor olabilir.

Üstelik deliller de makyaj çantasının içinde.

Yaz, güneşin, denizin, tatilin, gezmenin ve açık havanın mevsimi. Bırakalım cildimiz de biraz yazı yaşasın. Her sabah yüzümüze bir kat daha ürün eklemek yerine bazen bir adım geri çekilip “Bugün gerçekten buna ihtiyacım var mı?” diye soralım.

Çünkü güzel görünmek uğruna cildimizi yormanın bir anlamı yok.

Makyaj çıkar.

Fondöten biter.

Pudra silinir.

Ruj gider.

Ama cildimiz bizimle kalır.

O yüzden bu yaz makyaj çantasına değil, önce cildimize kulak verelim.

Ve mümkünse aynanın karşısında kendimize şu soruyu soralım:

“Bugün yüzümü güzelleştirmeye mi çalışıyorum, yoksa sıcakta yüzüme bir kat daha yük mü bindiriyorum?”

Cevap bazen bütün makyajı değiştirebilir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?