
Kapı kapanır kapanmaz başlıyor aslında…
Montlar bir kenara atılıyor, çantalar gelişigüzel yere bırakılıyor ve o cümle yankılanıyor evin içinde:
“Anneeee, babaaaa, tatil başladııı!”
Yarıyıl tatili denilen şey, çocuklar için sınırsız özgürlük; biz büyükler içinse biraz alışma süresi demek. Bir anda evin sessiz düzeni değişiyor. Sabah alarmı yok, acele yok ama… evde hiç dinmeyen çocuk sesleri var. Kahkahalar, koşuşturma, bazen tartışma, bazen şikâyet. Ve evet, arada bir “Sıkıldıııım!” çığlığı.
Peki bu 15 gün nasıl geçmeli?
Evde çocuk sesleri eksik olmadan, ama biz de tükenmeden…
Önce Şunu Kabul Edelim: Bu Sesler Hayatın Kendisi
Bir sabah uyanıyorsunuz, saat 10 olmuş ama hâlâ evde hareket yok. İlk gün “Oh ne güzel” diyorsunuz. İkinci gün biraz tedirgin oluyorsunuz. Üçüncü gün “Bu çocuklar neden bu kadar uyuyor?” diye kapı aralıyorsunuz.
Sonra bir bakıyorsunuz, gün içinde ev adeta küçük bir panayır yerine dönmüş. Biri salonda oyun kuruyor, diğeri mutfakta size yardım etmek istiyor (yardım dediğime bakmayın, unun yarısı yere dökülüyor), arka planda tablet sesi, arada bir kavga, ardından barış.
İşte o an şunu fark ediyorsunuz:
Bu sesler geçici. Çok kısa bir zaman sonra ev yine sessizleşecek.
O yüzden ilk kural şu olmalı: Seslere kızmadan önce, bu anların geçip gideceğini hatırlamak.
Tatil Programı Şart mı? Evet… Ama Esnek Olanından
Her yarıyıl tatilinde aynı hatayı yapıyoruz.
“Program yapalım” diyoruz. Saat saat yazıyoruz.
– 09.00 kitap
– 10.00 etkinlik
– 11.00 dışarı çıkma
İlk gün fena gitmiyor. İkinci gün aksamalar başlıyor. Üçüncü gün o program buzdolabının üstünde süs oluyor.
Çocuklar tatildeyken askeri disiplin beklemek hem onlara hem bize haksızlık. Ama tamamen başıboş bırakmak da gün sonunda “Bu 15 gün nasıl geçti?” sorusunu cevapsız bırakıyor.
En doğrusu şu:
Günün belli sabitleri olsun, gerisi akışına bırakılsın.
– Bir saat kitap okuma (aynı anda, birlikte)
– Birlikte yapılan bir ev işi (evet, çocuklar da yapabilir)
– Birlikte geçirilen gerçek bir zaman (telefonsuz)
Bunlar yetiyor aslında.
Ev Dağılacak… Bunu Baştan Kabul Edelim
Yarıyıl tatilinde evi derli toplu tutmaya çalışmak, denize kürek çekmek gibi.
Oyuncaklar ortada olacak.
Koltukların altından lego çıkacak.
Masada boya kalemleri kalacak.
Sürekli “Topla, dağıtma, dikkat et” demek hem sizi yoruyor hem çocuğun tatil keyfini kaçırıyor.
Küçük bir anlaşma işe yarıyor:
“Oyunu oynayalım, sonra birlikte toplayalım.”
Bu kadar basit.
Hem sorumluluk öğreniyorlar hem de siz tek başınıza sinirlenmiyorsunuz.
Mutfağa Girin, Ama Sonuç Odaklı Olmayın
Yarıyıl tatilinin en güzel anıları genelde mutfakta birikir.
Hamur yoğrarken unlu yüzler, yanlış kırılan yumurtalar, “Ben karıştıracağım!” kavgaları…
Mükemmel kurabiye yapmak zorunda değilsiniz.
Zaten çoğu zaman şekilsiz oluyor. Ama mesele o değil.
Mesele;
birlikte gülmek,
birlikte başarmaya çalışmak,
ve fırından çıkan o “biz yaptık” hissi.
Sonra çay demlenir, kurabiyeler biraz yanık da olsa yenir. İşte tatil dediğimiz şey biraz da budur.
Sıkıldım Cümlesiyle Barışın
“Sıkıldım” cümlesi bu 15 günün milli marşıdır.
Kaçınılmaz.
Her “sıkıldım” dediğinde animatör gibi çözüm üretmek zorunda değilsiniz. Bazen can sıkıntısı yaratıcılığın kapısını açar.
Bir süre sonra şunu görürsünüz:
Bir yastık kale olur,
Bir karton uzay gemisi,
Bir eski defter hikâye kitabı…
Çocukların biraz boşluğa, biraz kendi kendine kalmaya da ihtiyacı var.
Ekranlar Olacak Ama Her Şey Olmasın
Gerçekçi olalım.
Tablet, televizyon, telefon… Bunlar hayatımızın içinde.
Tamamen yasaklamak mümkün değil.
Ama kontrolsüz bırakmak da 15 günün sonunda herkesi mutsuz ediyor.
Basit bir denge:
– Önce gerçek hayat
– Sonra ekran
Dışarı çıkıldıysa, kitap okunduysa, birlikte vakit geçirildiyse ekran vicdan yapmaz. Ama günün tamamı ekranda geçerse, evdeki çocuk sesi azalır ama ruhu da azalır.
Birlikte Susmayı da Öğrenelim
Her an dolu dolu olmak zorunda değil.
Bazen aynı odada sessizce oturmak da çok kıymetli.
Biri kitap okur, biri resim yapar, biri sadece hayal kurar.
Evde çocuk sesi olur ama bağırış değil, hayat sesi olur.
Bu 15 Gün Çabuk Geçecek
Bugün gürültü gibi gelen o sesler,
birkaç yıl sonra özlem olacak.
Yarıyıl tatili kusursuz geçmek zorunda değil.
Bazen dağınık, bazen yorucu, bazen kaotik…
Ama içinde kahkaha varsa,
birlikte geçirilen gerçek anlar varsa,
akşam yatağa girerken “Bugün güzeldi” dedirtebiliyorsa…
İşte o zaman bu 15 gün amacına ulaşmıştır.
Ev biraz dağınık kalsın.
Sesler biraz fazla olsun.
Çünkü çocuk sesleri olan ev, yaşayan evdir.

