Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

YÜREĞİMİN DEMİRİ

YÜREĞİMİN DEMİRİ

Huzur insanın yüzüne dalga dalga yerleşen sebepsiz bir tebessümdür. Kendini bu kadar iyi hissetmenin adı neydi? Yeşilliğin cümbüşü kalbimde neşe çığlıklarını arttıracak kadar kalabalıktı. Yüreğim gördüklerime telaffuz ederse eğer ; yüreğimin gördüğüm manzara karşında gökkuşağı olmasıydı. Hayatıma giren bu dev mutluluk zikremedemediğim yeni bir kapıyı aralıyacaktı.

Ah bu doğayı göz görmüştü artık. Gerisini yürek anlatacaktı.Dünyanın bütün renlerini içinde barındıran sessizliğin yankısıydı köye varışım. Doğa bana en cömertliğiyle kucak açıyor, kelimelerim manasız kalıyordu sevincime.

Derin bir uykudan uyanmaktı benimkisi.Tükenen yine zamandı en güzelinden.Meşe ağaçlarının elimden tutuşu rüzgar kardeşin saçlarımı okşayıp ruhuma deli gibi esişi gibiydi yolculuğumuz.

İçimde bestelediğim özlem şarkıları ,hasret duaları ..kendi bestemi yapmıştım bile.Doğaya dokunmak en büyük hazdı ,mührünü yüreğimden söküp attığım tek şifreli hayat.

Heyhat..işte köydeyim en dokunaklı hasretlerin en dokunaklı kavuşmaların yerindeydim. Kelimelerimde yüreğimde  doğru.adresindeydi.bilinmezliklerin.Günbatımında içimdeki hırçınlık daha da arttı.Günün en güzel saatine kendimi doğaya bırakmıştım.Taş çatlatırcasına tadını çıkartıyordum zamanın ,güneşin ,insanlarla paylaşımlarımın.

Benliğimi bozacak kelimelerimi benliğimden atmıştım oracıkta.Sözlerim kelimelerim dualarım yüreğim sessizliğim anlatabilecekmiydi dile düşenleri.

Benimkisi koca bir arı kovanına parmak sokmaktı tatlı balından almak için doğanın.          Şimdi gözlerim alaca renklerde mıhlanmış duruyordum arabamızın penceresine.

En asil duruşuyla bizi karşılamıştı köyüm.İnsanlarını ,zamanlarını  ,olaylarını sevdiğim özlediğim yerdeydim.Orhan Kemalin dediği gibi; bir gün çay içelim seninle, çaylar benden manzara senden olsun al benden de okadar olsun…

Önce kendi limanımı yokladım hangi gökkuşağı kelimelerimi biriktirmiştim heybemde.İçimdebinbirtürlü sitem biraz kendimde suç buldum niye kaçırmıştım bu enfes manzara şölenini?

Evetttevettt doğru adresteydim.Yeni yeni kelimelerim var lüğatımda.Kalemimi gökyüzü deryasına sonra yüreğimin ince sızı sezasına daldırdım.

Kadife yumuşaklığıyla indim arabadan selam çaktım doğaya bizi bekleyen güzel insanlara.Şehrin kuru kalabalığı kuru gürültüsü yoktu  pür dikkat gözlerim çevrede .

 

Hafızama sayılı sayısız herşeyi kaydediyordum tıpkı kalbime kaydettiklerim gibi.En açığından en koyusuna kadar baharın ortasındaydım.

Nasılda saygı duyamazsın ki seni bekleyen tüm güzelliklere.Bizi karşılayan güzel insanların arkasından yol aldık..

Yanımda getirdiğim defter yüreğimdeki defter olmuş,yıllarca saklanan güneşimi ve kelimeleri bulmalıydım.Her dakikanın kıymetini bilmeliydim.

Huşhamafe dağından köyümü seyrettim.Dalından koparılmayı bekleyen karamuklar,miss gibi domates kokan tarlalar ,lezzetiyle damağınızda kalan köy yumurtası,miss gibi gözlemeler ,tertemiz ciğerlerinize çektiğiniz havası,özgürce ayaklarınızla bastığınız çimenleri,köyümün  arsız yağmurları,ruhunuzu dinlendirdiğiniz meşe ağaçları söğüt ağaçları,çeşmesinde ,camisinde,bahçesinde her santimetrekaresinde anılarımız vardı.

İnsanın gideceği köyü olması ve döneceği zenginlikte yurduna dönmesi ya gidemeyenler yada dönemeyenlerin çilesi ?

Herkes gitmeliydi herkes görmeliydi…

Geçmiş ile gelecek kucaklaşmalıydı en asilinden.

Taptaze yeni çıkmış tandır tadında bölüşerek yemeliydik hayatı.Yağmurdan sonra kokan toprak kokusunu birlikte ciğerlerimize çekmeliydik.Akşamları evin terasına çıkıp yıldızları paylaşmalıydık alabildiğine.

Kurutulmuş komposto erik hoşafı ,kaynatılanhalujlar ve çerkespastası.Koskoca bir tepsi bal,miss gibi keçi peyniri en sağlıklısından.Burada internet yok,tlfnyok,cipsyok,kola yok ,market yok bayat hayatlar  yok.Yüregini katık yapıp mektup yapmak zamanı .

Karanlığa istediğiniz kadar çelme takabilirsiniz,sıvası dökülmüş taş duvarlar,leğende bekleyen çamaşırlar,kaynatılmayı bekleyen su dolusu  kazanlar,dağında bir bardak çay içilesi sohbetler.Gönlümüzün bayram olduğu seyran olduğu yer.

Havanın serinliğinde hastalandığında koca karı ilaçları,radyoda esrarlı bir şarkı ..Taşlı yollarında Lastikli ayakkabılarınızla yürüyüp  hava atmaktır çocuk yüreğiyle .Cesaretti köyde yaşamak hayata sımsıkı bağlanmayı öğreten.

Köyde yaşam bazen öğretmen bazen öğrenci olmaktı hayata karşı.Dünyadan habersiz dünyayı algılamaktı safiyet halinde.Kuru soğanla  ekmeğin tadını bulamazdın bayat  hamburgerlerde .

Et suyuna değil yürek çorbasına batırılan yemeklerdi yenilen.Köye gelmek kır gezisi moda piknik değil  tarihe dokunmak koca çınarlara yaslanarak geçmişi dinlemekti derinden.Herkesin kapısında kilidi yoktur tıpkı yüreğinin kapıları gibi açık.

Köydeki akrabalarınızın sayısı sizi hayrete düşürür.Enafillisinden köydeki her mezartaşınınhikayesi.Bilimadamlarının bile hala çözemediği huzur.Kamalarıyla atlarıyla vatanını bekleyen gençler.

Uzun upuzun saçlarında örgü ,yüreğinde vatan kokan adıgepşaşeler.Deli gibi gürlemesiyle zamana şahitlik eden Çaprap .Köyünü terk edip ana vatanını yüreğine gurbet edenlerin özüydü köyüm.

Adını gizli tarihinden alan iki dağ arasında doğasıyla havasıyla suyuyla herkesi karşılayan Bursa Merkez’e 120 ve M.Kemalpaşa ilçesine yaklaşık 40km. uzaklıkta GÜVEM…

Hatıralarımızda silinmez izler bırakacak şenliklerde buluşmak dileğiyle…

 

***

 

MEMLEKET İSTERİM

Gök mavi ,dalyeşil,tarla sarı olsun,

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim.

Ne başta dert,ne gönülde hasret olsun,

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim.

Ne zengin fakir,ne sen ben farklı olsun;

Kış.günü herkesin evi barkı olsun

Memleket isterim

Yaşamak,sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikayet ölümden olsun.

CAHİT SITKI TARANCI.

 

***

 

 

 

 

Kaynak : Haberci Gazetesi

YORUM YAP