BIST 100
14.096,88 -0,25%
DOLAR
47,9202 0,02%
EURO
55,5030 -0,01%
GRAM ALTIN
6.768,55 -0,54%
FAİZ
40,86 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
100,22 -1,17%
BITCOIN
64.155,00 -0,31%
GBP/TRY
64,8703 -0,07%
EUR/USD
1,1574 -0,05%
BRENT
91,00 0,14%
ÇEYREK ALTIN
11.066,58 -0,54%
Balıkesir Açık
Balıkesir hava durumu
29 °

250 Liralık Çözüm Olmaz!

irfan duroğlu-bence

Geçen hafta “500 Liralık mesele değil bu…” başlıklı yazımda, amatör futbolun karşı karşıya kaldığı sorunun yalnızca bir lisans bedelinden ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştım.

Aradan çok geçmedi. Türkiye Futbol Federasyonu, 2026-2027 sezonunda amatör liglerde uygulanacak lisans işlem bedellerinde değişikliğe gitti. 2005 ve daha küçük doğumluların ilk filiz lisansı 250 lira, 2001-2004 doğumluların ilk filiz lisansı 6 bin lira, 2000 ve daha büyük doğumluların ilk filiz lisansı ise 14 bin lira oldu. Mevcut lisansların vize bedeli de 250 liraya çekildi.

İlk bakışta bir geri adım gibi görünüyor.

Ama değil.

Çünkü geçen hafta söylediğim gibi mesele 500 lira değildi. Bugün de 250 lira değil.

Sorun, amatör futbolun üzerindeki yükün her geçen sezon biraz daha artması. Ulaşımından formasına, malzemesinden saha giderine kadar zaten ciddi maliyetlerle mücadele eden kulüpler, bir de yeni yüklerle karşı karşıya bırakılıyor.

Üstelik bu yükü taşıyanlar, profesyonel futbolun büyük bütçeli aktörleri değil.

Mahallesinin, ilçesinin veya köyünün takımını yaşatmaya çalışan insanlar.

Çoğu zaman kendi cebinden para koyan, evinin rızkından keserek kulübünü ayakta tutmaya çalışan amatör futbol sevdalıları…

İşte asıl mesele burada.

Sahadaki gerçekliği görmeden, yalnızca rakamı değiştirerek sorunu çözdüğünüzü düşünürseniz, amatör futbolu yine yanlış yerden okursunuz.

Çünkü bir kulübün problemi yalnızca lisans bedeli değildir. Asıl problem, o kulübün bütün bu maliyetleri hangi kaynakla karşılayacağıdır.

Daha da önemlisi, bu kararlar alınırken amatör futbolun gerçek sahiplerinin ne kadar dinlendiğidir.

Kulüplerin, ASKF'lerin, antrenörlerin ve yıllardır bu yapının içinde mücadele eden insanların uyarıları gerçekten dikkate alınıyor mu?

Yoksa önce “Yaptım oldu” deniliyor, tepkiler yükselince de rakam biraz aşağı çekilip konu kapatılmaya mı çalışılıyor?

Çünkü bazen bir kurumu yönetenlerin en büyük problemi yanlış karar vermesi değildir.

Bilmediğini bilmemesidir.

Daha kötüsü ise, bilmediği konuda yapılan uyarılara da kulak tıkamasıdır.

Amatör futbolun ihtiyacı yalnızca daha düşük lisans bedeli değil; daha fazla istişare, daha güçlü iletişim ve sahadaki gerçekliği bilen insanlarla birlikte karar verebilen bir anlayıştır.

Geçen hafta “Mesele 500 lira değil” demiştim.

Bugün bir kez daha söylüyorum:

250 lira da değil.

Mesele, yıllardır hiçbir karşılık beklemeden futbolun temelini ayakta tutan insanların artık ne kadar daha dayanabileceği. Çünkü siz yükü taşıyanları sürekli biraz daha zorlarsanız, bir gün taşıyacak kimse kalmaz.

O gün geldiğinde ise 250 lirayı 25 liraya indirmenin hiçbir anlamı olmaz.

Çünkü siz rakamı değil, insanı kaybetmiş olursunuz.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?