BIST 100
13.844,95 -0,71%
DOLAR
47,3539 0,03%
EURO
53,9389 0,17%
GRAM ALTIN
6.224,35 0,91%
FAİZ
41,92 -0,92%
GÜMÜŞ GRAM
89,89 1,46%
BITCOIN
64.910,00 0,48%
GBP/TRY
63,0788 -0,06%
EUR/USD
1,1382 0,11%
BRENT
90,92 -6,05%
ÇEYREK ALTIN
10.176,81 0,91%
Balıkesir Açık
Balıkesir hava durumu
35 °

Balıkesir’in En Sıcak Gündemi: Güneşten Korunmak

Şeyma Nur Temel

Yaz mevsimi denildiğinde çoğumuzun aklına deniz, tatil, dondurma ve uzun akşamlar gelir. Oysa son yıllarda yaz, sadece keyifli anıları değil, beraberinde ciddi sorumlulukları da getiriyor. Özellikle Balıkesir gibi hem şehir merkezinde hem de kıyı ilçelerinde yazı yoğun yaşayan bir kentte sıcak hava artık sıradan bir mevsim özelliği olmaktan çıktı. Sokakta birkaç dakika yürümek bile insanı bunaltmaya yetiyor. Öğle saatlerinde güneş altında kalmak ise yalnızca rahatsızlık vermiyor; sağlığımızı da sessizce tehdit ediyor.

Balıkesir’in yazını yaşayan herkes bilir. Sabah erken saatlerde başlayan sıcaklık, öğleye doğru kendini iyice hissettirir. Asfalt yollar adeta nefes alır gibi sıcaklık yayar. Parklardaki banklar bile oturulamayacak kadar ısınır. Çarşıda alışveriş yapan insanlar gölgeden gölgeye yürümeye çalışır. Trafikte bekleyen motosiklet sürücülerinin yüzlerinden ter damlar. Tarım arazilerinde çalışan emekçiler ise ekmeklerini kazanabilmek için güneşin en sert yüzüyle mücadele etmek zorunda kalır.

Akşam olduğunda esen hafif rüzgâr hepimizi rahatlatır. Balkonlar dolar, sahiller hareketlenir, aileler dışarı çıkar. Ancak gündüz yaşanan kavurucu sıcaklıkların etkisi sadece o saatlerle sınırlı kalmaz. Güneş, fark etmediğimiz izleri cildimize bırakmaya devam eder.

Ne yazık ki toplum olarak güneşten korunmayı hâlâ yeterince önemsemiyoruz. Çoğu kişi güneş kremini yalnızca denize giderken kullanılan bir ürün olarak görüyor. Oysa gerçek hayat bunun çok dışında. İşe giderken, çocuğumuzu okula götürürken, pazara çıkarken, motosiklete binerken ya da sadece kısa bir yürüyüş yaparken bile güneş ışınlarına maruz kalıyoruz. Üstelik bunun için saatlerce dışarıda kalmaya da gerek yok.

Bir başka yanlış düşünce ise güneş kreminin sadece kadınlara yönelik bir ürün olduğudur. Sağlık söz konusu olduğunda kadın ya da erkek olmanın hiçbir önemi yoktur. Güneş ışınları herkese aynı şekilde ulaşır. Aynı güneşin altında çalışan bir esnafın da, inşaat işçisinin de, çiftçinin de, motosiklet kullanan bir gencin de korunmaya ihtiyacı vardır. Çünkü güneş kimseye ayrıcalık tanımaz.

Günümüzde insanlar genç görünmek için sayısız kozmetik ürüne büyük paralar harcıyor. Kremler, serumlar, estetik uygulamalar, bakım merkezleri… Oysa çoğu zaman en basit önlem göz ardı ediliyor. Cildi korumak, yıprandıktan sonra onu toparlamaya çalışmaktan çok daha kolaydır. Güneşin etkisiyle oluşan lekeler, ince çizgiler ve erken yaşlanma belirtileri yıllar içinde ortaya çıkar. Aynaya baktığımızda gördüğümüz değişim bir günde oluşmaz. Her korunmasız geçen yaz mevsimi, geleceğe küçük izler bırakır.

Elbette mesele yalnızca estetik değildir. İnsan sağlığı her şeyden daha değerlidir. Yaz aylarında güneş altında uzun süre kalmanın oluşturabileceği riskleri artık hepimiz biliyoruz. Buna rağmen “Bana bir şey olmaz.” anlayışını hâlâ terk edebilmiş değiliz. Oysa sağlık ihmali affetmez. Küçük görünen alışkanlıklar yıllar sonra büyük sonuçlar doğurabilir.

Balıkesir, doğal güzellikleriyle öne çıkan şehirlerden biri. Ayvalık’ın sahilleri, Edremit Körfezi, Akçay’ın serin akşamları, Burhaniye’nin hareketli yazı, Erdek’in plajları ve şehir merkezindeki yaşam yaz boyunca binlerce insanı dışarıya çekiyor. Böyle güzel bir şehirde yazın tadını çıkarmak elbette en doğal hakkımız. Fakat bunu bilinçli yapmak zorundayız. Saatlerce güneş altında kalıp sonra yalnızca güneş yanığını düşünmek yeterli değil. Asıl düşünmemiz gereken, cildimizin yıllar boyunca maruz kaldığı görünmeyen yıpranma.

Özellikle çocuklar konusunda çok daha dikkatli olmalıyız. Yaz tatilinde saatlerce parkta oynayan, bisiklete binen, top peşinde koşan çocuklar güneşin zararını düşünmez. Onlar çocukluklarını yaşar. Onları koruyacak olan biz büyükleriz. Evden çıkmadan önce sürülen bir güneş kremi, takılan bir şapka ve yeterli su tüketimi belki de çocuklarımız için alacağımız en değerli önlemlerden biridir.

Yaşlılarımız da bu sıcaklardan en fazla etkilenen gruplardan biri. “Ben yıllardır böyle yaşıyorum.” demek artık yeterli değil. Çünkü iklim değişiyor. Eskiden alışık olduğumuz yaz sıcaklıklarıyla bugün yaşadıklarımız aynı değil. Her yıl biraz daha sıcak geçen günler, hepimizi yeni alışkanlıklar edinmeye zorluyor.

Bazen çevremizde şu cümleleri duyuyoruz: “Benim tenim koyu, bana bir şey olmaz.” ya da “Ben güneşte çalışmaya alışığım.” Oysa alışmak, korunmak anlamına gelmez. Vücudumuz birçok zorlu koşula uyum sağlayabilir ama bu, zarar görmediği anlamına gelmez. Sessiz ilerleyen birçok problem gibi güneşin etkileri de çoğu zaman yıllar sonra fark edilir.

Balıkesir’de yaşayan biri olarak hepimiz aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz. Aynı güneş sabah penceremizden içeri giriyor, aynı sıcaklığı hissediyoruz. O halde aynı bilinçle hareket etmek de bizim elimizde. Güneş kremi kullanmak gösteriş değildir. Moda hiç değildir. Bu, insanın kendisine verdiği değerin küçük ama önemli bir göstergesidir.

Evden çıkarken telefonumuzu unutmuyoruz. Cüzdanımızı kontrol ediyoruz. Arabanın ya da evin anahtarını yanımıza alıyoruz. Çünkü bunların gerekli olduğunu biliyoruz. Artık güneş kremini de aynı alışkanlığın içine katmanın zamanı geldi. Çantamızda yer kaplayan sıradan bir tüp değil, gelecekteki sağlığımıza yapılan küçük bir yatırımdır.

Belki bugün fark etmeyiz. Belki yarın da hiçbir değişiklik görmeyiz. Ama yıllar sonra aynaya baktığımızda cildimizin bize teşekkür etmesini istiyorsak, bugünden başlayarak kendimizi korumalıyız. Çünkü genç kalmanın sırrı yalnızca pahalı ürünlerde değil, doğru alışkanlıklardadır.

Balıkesir’in güneşi bereket getirir, tarlaları olgunlaştırır, denizimizi parlatır, yaz akşamlarını güzelleştirir. Ama aynı güneş, tedbirsiz yaklaşıldığında sessiz bir düşmana da dönüşebilir. Yazın tadını çıkaralım, sahillerimizi dolduralım, çocuklarımızla parklarda vakit geçirelim, akşam serinliğinin keyfini sürelim. Fakat bunu yaparken sağlığımızı ihmal etmeyelim.

Çünkü insanın sahip olduğu en büyük zenginlik ne evi ne arabası ne de bankadaki hesabıdır. En büyük zenginlik sağlıktır. Sağlığın değeri ise çoğu zaman onu kaybetme riskiyle karşılaşınca anlaşılır. Balıkesir’in kavurucu güneşi bize her gün aynı mesajı veriyor: Kendini koru. Bu mesajı duymak da, gereğini yapmak da artık bizim elimizde.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?