
Balıkesir’de okul gezileri gündeme geldiğinde veliler ve öğretmenler iki farklı görüşte buluşuyor. Bazı öğretmenler öğrencileri veliler olmadan götürmeyi tercih ederken bazıları veli desteği olmadan gezi düzenlemek istemiyor. Velilerin bir kısmı çocuklarına eşlik etmek isterken bir kısmı da bu sorumluluğu üstlenmek istemiyor. Peki okul gezilerinde doğru olan ne?
Okul hayatının en heyecanlı anlarından biri, sınıf arkadaşlarıyla birlikte yapılan geziler. Müze ziyaretleri, doğa gezileri, tarihi mekânlara yapılan yolculuklar ve okul dışındaki eğitim etkinlikleri çocukların hem öğrenmesine hem de sosyalleşmesine katkı sağlıyor. Ancak bu geziler söz konusu olduğunda Balıkesir’de de ailelerin ve eğitimcilerin farklı yaklaşımları tartışmanın merkezine yerleşiyor: Öğretmenler öğrencileri geziye veliler olmadan mı götürmeli, yoksa anne babaların da çocuklarına eşlik etmesi mi gerekiyor?
Bir görüşe göre okul gezisi, öğretmenin sorumluluğunda yürütülmesi gereken bir eğitim faaliyeti. Diğer görüş ise özellikle küçük yaştaki çocukların katıldığı etkinliklerde velilerin bulunmasının güvenlik ve kontrol açısından önemli olduğunu savunuyor. Veliler arasında da benzer bir ayrım var. Kimi anne babalar çocuklarının yanında olmak isterken kimi veliler iş yoğunluğu, zaman yetersizliği veya geziye katılmak istememeleri nedeniyle bu sorumluluğu üstlenemiyor.
Bazı öğretmenler veli istemiyor, bazıları velisiz geziye çıkmıyor
Okul gezilerinde yaşanan görüş ayrılığının temelinde, çocukların güvenliğinin nasıl sağlanacağı ve gezinin hangi koşullarda daha verimli geçeceği soruları bulunuyor.
Bazı öğretmenler, öğrencilerin okul dışındaki etkinliklerde de kendi başlarına hareket etmeyi öğrenmeleri gerektiğini düşünüyor. Öğretmen gözetiminde gerçekleştirilen gezilerin çocukların sorumluluk duygusunu geliştirebileceğini, arkadaşlarıyla ilişkilerini güçlendirebileceğini ve bağımsız davranma becerilerine katkı sağlayabileceğini savunuyor. Ayrıca velilerin sürekli çocuklarının yanında bulunmasının, bazı durumlarda öğrencilerin öğretmen yerine anne babalarına yönelmesine neden olabileceği düşünülüyor.
Diğer tarafta ise özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklarla yapılan gezilerde ek yetişkin desteğinin önemli olduğunu düşünen öğretmenler bulunuyor. Kalabalık grupların kontrol edilmesi, tuvalet ihtiyaçları, çocukların sayımının yapılması ve beklenmedik durumlarda hızlı hareket edilmesi gibi konular, veli desteğini tercih eden eğitimcilerin öne çıkardığı gerekçeler arasında yer alıyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Bir gezide velilerin bulunması, tek başına güvenliğin sağlandığı anlamına gelmediği gibi velilerin katılmaması da gezinin mutlaka güvensiz olacağı anlamına gelmiyor. Belirleyici olan; çocukların yaşları, gezi programı, öğrenci sayısı, görevli yetişkinlerin yeterliliği ve alınan güvenlik önlemleri.
Veliler de ikiye bölünmüş durumda
Balıkesir’deki aileler açısından tartışmanın bir başka boyutunu da velilerin geziye katılma konusundaki farklı tutumları oluşturuyor.
Çocuğuyla birlikte geziye gitmek isteyen veliler, okul dışında gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklarının yanında bulunmanın kendilerini daha rahat hissettirdiğini düşünüyor. Özellikle küçük yaştaki öğrencilerin kalabalık ortamlarda zorlanabileceğini düşünen anne babalar, kendi katılımlarının hem çocuklarına hem de öğretmenlere destek sağlayacağını savunuyor.
Buna karşılık her veli aynı imkânlara sahip değil. Çalışan anne babalar için hafta içi düzenlenen bir geziye katılmak izin almak, iş programını değiştirmek veya günlük sorumlulukları yeniden düzenlemek anlamına gelebiliyor. Bazı veliler ise çocuklarının okul etkinliklerini öğretmenleri ve arkadaşlarıyla birlikte deneyimlemesini, kendi başına hareket etmeyi öğrenmesini istiyor.
Asıl sorun, veli katılımının zamanla bir zorunluluk gibi algılanmaya başlamasıyla ortaya çıkıyor. Geziye katılabilen velilerin çocukları daha fazla destek görüyor izlenimi oluşurken işi, sağlık durumu veya başka sorumlulukları nedeniyle katılamayan aileler kendilerini baskı altında hissedebiliyor.
Oysa bir velinin geziye katılamaması, çocuğuna ilgisiz olduğu anlamına gelmiyor. Aynı şekilde geziye katılmak isteyen bir anne babanın bu talebi de doğrudan öğretmene güvensizlik olarak değerlendirilmemeli.
Peki okul gezilerinde doğru olan hangisi?
Bu sorunun her okul, her yaş grubu ve her gezi için geçerli tek bir cevabı yok. Karar verilirken öncelikle etkinliğin niteliğinin ve öğrencilerin ihtiyaçlarının dikkate alınması gerekiyor.
Okul öncesi dönemdeki çocuklarla gerçekleştirilen gezilerde kişisel bakım ihtiyaçları ve çocukların yetişkin desteğine duydukları gereksinim daha belirleyici olabilir. İlkokul çağında ise öğrencilerin yaşları, kalabalık gruplara uyumları ve gidilecek yerin özellikleri değerlendirilmelidir. Daha büyük öğrencilerle yapılan müze, bilim merkezi veya kültürel gezi gibi etkinliklerde farklı bir gözetim planı yeterli olabilir.
Öğretmenin geziyi tek başına yönetmekte zorlanacağı bir öğrenci sayısı söz konusuysa çözüm, velilerin gelişigüzel biçimde sürece dâhil edilmesi değil, yeterli ve uygun gözetimin önceden planlanmasıdır. Katılacak yetişkinlerin görevleri açıkça belirlenmeli, öğrencilerin sorumluluğunun kimlerde olduğu netleştirilmeli ve gezi öncesinde gerekli bilgilendirmeler yapılmalıdır.
Velilerin katılımı öngörülüyorsa bunun hangi koşullarda gerçekleşeceği, kaç veliye ihtiyaç duyulduğu ve velilerin görevlerinin ne olacağı önceden açıklanmalıdır. Katılımın mümkün olmadığı durumlarda ise öğrencilerin geziye katılımı konusunda ailelerin gereksiz bir baskı altında kalmaması önemlidir.
Elbette her gezi için okulun tabi olduğu kurallar, ilgili izin süreçleri ve güvenlik gereklilikleri de gözetilmelidir. Veli katılımı, gerekli gözetim ve güvenlik düzenlemelerinin yerine geçen bir uygulama olarak görülmemelidir.
Balıkesir’de ortak nokta çocukların güvenliği olmalı
Balıkesir’de okulların düzenlediği geziler; öğrencilerin kentteki kültürel değerleri tanıması, doğayla buluşması ve sınıf ortamı dışında öğrenme fırsatı yakalaması açısından önem taşıyor. Ancak bu etkinliklerin verimli geçebilmesi için öğretmenlerin, velilerin ve okul yönetimlerinin gezi öncesinde ortak bir zeminde buluşması gerekiyor.
Öğretmenin veli katılımı istememesi, velinin çocuğuna eşlik etmek istemesi veya bir ailenin geziye katılamaması tek başına tartışmanın kazananını belirlemiyor. Önemli olan, çocukların güvenliğinin sağlanması, eğitim etkinliğinin amacına ulaşması ve aileler arasında maddi ya da zamana bağlı imkân farklılıklarından kaynaklanan bir ayrım oluşmaması.
Okul gezileri çocuklara yeni yerler görme fırsatı sunarken aynı zamanda sorumluluk almayı ve birlikte hareket etmeyi öğrenebilecekleri deneyimler de kazandırıyor. Bu nedenle kararın yalnızca öğretmenin veya velilerin kişisel tercihleri üzerinden değil, çocukların yaşları ve ihtiyaçları doğrultusunda verilmesi gerekiyor.
Balıkesir’de velilerin ve öğretmenlerin farklı görüşlere sahip olduğu bu tartışmada asıl soru, geziye kimin katılacağı kadar çocukların güvenliğinin nasıl sağlanacağı. İyi planlanmış, görev dağılımı netleştirilmiş ve ailelerin koşullarını gözeten bir gezi programı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın önüne geçmenin en önemli adımlarından biri olabilir.

