BIST 100
14.459,73 3,74%
DOLAR
46,2787 0,02%
EURO
53,7866 0,45%
GRAM ALTIN
6.452,90 2,80%
FAİZ
41,76 -2,36%
GÜMÜŞ GRAM
105,45 4,15%
BITCOIN
66.409,00 3,81%
GBP/TRY
62,1516 0,14%
EUR/USD
1,1613 0,39%
BRENT
82,91 -5,06%
ÇEYREK ALTIN
10.550,49 2,80%
Balıkesir Açık
Balıkesir hava durumu
30 °
  • ANASAYFA
  • KÖŞE YAZISI
  • Aynı Şehirde, Farklı Zamanlarda Yaşamak: Z Kuşağı ve Büyüklerin Sessiz Mesafesi

Aynı Şehirde, Farklı Zamanlarda Yaşamak: Z Kuşağı ve Büyüklerin Sessiz Mesafesi

şeyma nur temel

Bir ev düşünün… Aynı çatı altında yaşayan insanlar var ama herkesin dünyası farklı. Bir köşede geçmişin hikâyeleri anlatılıyor, diğer köşede geleceğin hayalleri kuruluyor. Biri “Biz sizin yaşınızdayken…” diye başlıyor cümlesine, diğeri “Ama artık dünya böyle değil” diyerek cevap veriyor.

Aslında belki de ilk defa bu kadar hızlı değişen bir çağın içindeyiz. Değişen sadece teknoloji değil; konuşma şeklimiz, düşünme biçimimiz, hayata bakışımız da değişti.

Z kuşağı dediğimiz gençler, dünyanın hızına doğdu. Onlar için telefon sadece konuşma aracı değil; bilgiye ulaşmanın, kendini ifade etmenin, dünyayı takip etmenin bir yolu. Bir konuyu merak ettiklerinde saatlerce beklemek yerine birkaç saniyede cevap bulabiliyorlar.

Önceki nesiller ise sabrın, emeğin ve yüz yüze iletişimin daha güçlü olduğu bir dönemden geldi. Bir haber almak için telefonun çalmasını beklediler, bir dostla görüşmek için kapısını çaldılar, bir şey öğrenmek için yaşayarak tecrübe ettiler.

Bugün yaşanan çatışmanın temelinde aslında kötü niyet yok. Sadece iki farklı dünyanın birbirini anlamaya çalışması var.

Büyükler bazen gençlerin fazla hızlı yaşadığını düşünüyor. Gençler ise büyüklerin değişime ayak uydurmadığını düşünüyor. Biri geçmişin değerlerini korumaya çalışıyor, diğeri geleceğin yollarını açmaya çalışıyor.

Ama iki tarafın da ortak olduğu çok önemli bir nokta var: Herkes anlaşılmak istiyor.

Balıkesir’de de bu değişimi her köşede görmek mümkün. Bir zamanlar mahalle kültürünün güçlü olduğu sokaklarda şimdi başka bir hayat akıyor. Karesi’nin eski mahallelerinde komşuluk ilişkileri, kapı önünde yapılan sohbetler, çocukların sokakta kurduğu oyunlar hâlâ hafızalarda duruyor.

Bugünün gençleri ise farklı bir Balıkesir yaşıyor. Üniversiteler, kafeler, sosyal alanlar ve dijital dünyayla büyüyen bir nesil var. Onların hayalleri, beklentileri ve dünyaya bakışları farklı.

Ama bir pazar sabahı Balıkesir’de bir esnafın selamında, bir büyüğün gençle yaptığı kısa sohbette, bir gencin yaşlı birine gösterdiği saygıda hâlâ aynı sıcaklığı görmek mümkün.

Belki de sorun kuşaklarda değil, birbirimizi dinlemeyi unutmuş olmamızda.

Çünkü her nesil kendi zamanının çocuğudur. Eski nesiller yokluklardan geçip sahip olduklarının değerini öğrendi. Yeni nesiller ise değişimin içinde ayakta kalmayı, sorgulamayı ve farklı yollar denemeyi öğrendi.

Bir taraf geçmişin hafızası, diğer taraf geleceğin enerjisi…

Birbirimize “bizim zamanımız” diye başlayan cümlelerle değil, “senin dünyan nasıl?” diye sorarak yaklaşsak belki de aradaki mesafe azalacak.

Çünkü bir gencin hayali ile bir büyüğün duası aslında çoğu zaman aynı yere çıkar: Daha güzel bir hayat.

Kuşaklar değişir, alışkanlıklar değişir, teknoloji değişir… Ama insanın en temel ihtiyacı değişmez.

Dinlenmek.
Anlaşılmak.
Değer görmek.

Belki de kaybettiğimiz şey iletişim değil; birbirimize ayırdığımız gerçek zaman.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?