BIST 100
14.187,59 -0,61%
DOLAR
46,6424 0,05%
EURO
53,2224 0,24%
GRAM ALTIN
6.058,24 -1,17%
FAİZ
40,10 -0,57%
GÜMÜŞ GRAM
87,29 -1,64%
BITCOIN
60.692,00 1,88%
GBP/TRY
61,7244 0,24%
EUR/USD
1,1406 0,19%
BRENT
72,63 0,89%
ÇEYREK ALTIN
9.905,22 -1,17%
Balıkesir Açık
Balıkesir hava durumu
33 °

Gençler Evlilikten mi Korkuyor, Yoksa Hayatın Yükünden mi?

Şeyma Nur Temel

Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir cümle var: “Yeni nesil evlenmek istemiyor.”
Peki gerçekten gençler evlilikten mi korkuyor, yoksa evliliğin bugünkü hali mi onları düşündürüyor?

Eskiden bir yuva kurmak için her şeyin kusursuz olması beklenmezdi. Bir ev vardı, birkaç eşya vardı, iki insanın birbirine olan güveni ve birlikte mücadele etme isteği vardı. Mutluluk çoğu zaman sahip olduklarınla değil, birlikte kurduklarınla ölçülürdü.

Bugün ise evlilik adeta bir vitrin haline geldi. Daha düğün yapılmadan beklentiler başlıyor; büyük bir organizasyon, gösterişli bir salon, pahalı takılar, kusursuz fotoğraflar… Sonra ev, araba, kariyer, yüksek maaş derken gençlerin omzuna daha ilişki başlamadan ağır bir yük biniyor.

Sosyal medya bu yükü daha da artırıyor. Her gün karşımıza çıkan lüks hayatlar, mükemmel görünen evlilikler, pahalı tatiller ve kusursuz çift görüntüleri insanlara gerçek olmayan bir standart sunuyor. Gençler kendi hayatlarını, başkalarının en güzel anlarıyla kıyaslıyor. Sonra da “Ben daha hazır değilim” diyor.

Ama belki de mesele sadece para değil. Asıl soru şu: Gençler gerçekten evlilikten mi korkuyor, yoksa artık insanların birbirine olan saygısının azaldığını düşündükleri için mi çekiniyor?

Çünkü bugün birçok insanın korktuğu şey aynı evin içine girmek değil; o evin içinde yalnız kalmak. Sevilmemek, anlaşılmamak, değer görmemek… Bir ilişkinin sadece güzel günlerde değil, zor zamanlarda da ayakta kalması gerektiğini biliyorlar.

Günümüzde kolay vazgeçilen ilişkiler, sabırsızlık ve “daha iyisi vardır” düşüncesi de insanları daha dikkatli olmaya itiyor. Gençler belki de evliliğe karşı değil; yanlış bir evliliğin hayatlarını değiştirebileceğinin farkında.

Balıkesir’in sokaklarında, kafelerinde, üniversite çevrelerinde, iş yerlerinde aynı sohbetlere denk gelmek mümkün. Birçok genç geleceğini kurmak istiyor ama önce ayakta kalmaya çalışıyor. Kira, geçim, iş bulma kaygısı derken hayaller bile bazen erteleniyor.

Ama burada unutulan bir şey var: Bir evlilik sadece dört duvar, bir araba anahtarı ya da banka hesabıyla kurulmaz. Bunlar hayatı kolaylaştırabilir ama bir yuvayı ayakta tutan şey; anlayış, güven, sevgi ve saygıdır.

Belki de yeni nesil evlilikten korkmuyor. Belki sadece eski neslin “olur, zamanla düzelir” dediği şeyleri artık sorguluyor. Çünkü onlar sadece evlenmek değil, gerçekten huzurlu bir hayat kurmak istiyor.

Bir gün yeniden hatırlamamız gereken şey şu olacak:
En güzel evlilik, en çok konuşulan değil; içinde iki insanın birbirine hâlâ değer verdiği evliliktir. Çünkü bir yuvayı büyüten şey duvarların yüksekliği değil, içindeki insanların birbirine gösterdiği saygıdır.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?