DOLAR 31,1186 % 0.25
EURO 33,7826 % 0.43
STERLIN 39,4451 % 0.18
FRANG 35,3430 % 0.3
ALTIN 2.034,48 % 0,09
BITCOIN 1.606.113 -1.27
Yayınlanma Tarihi :

KUR’AN-I KERİM İLE HEMHAL OLMAK

KUR’AN-I KERİM İLE HEMHAL OLMAK

“Receb ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazan derleyip toplama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer, ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer.”

(Abdülkadir Geylani, Üç aylar ve Faziletleri)

Şaban ayını idrak ettiğimiz ve Berat Kandilini geride bıraktığımız bu günler biz müminler için çok kıymetli zamanlardır. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- üç aylara girince şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Receb’i ve Şâban’ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır.”

Bu ayın çoğunu Peygamber Efendimiz oruçlu olarak geçirirdi ve bunun sebebini de şöyle açıklardı: “İnsanların değerini bilemedikleri bu ayda ameller Allah’a arz edilir; ben amellerimin oruçlu iken Allah’a arz edilmesini arzu ediyor ve bu ayda oruç tutuyorum.”

Örnek ahlakı ve yaşayış tarzı ile bizlere ışık olan efendimiz aynı zamanda Allah’ın rızasını kazanmaya en yakın olduğumuz zamanları da bize bildirmiştir.

Bu durum bizler için bir nimet olup elimizden geldiğince değerlendirmeye çalışmamız gerekir. Bu aylarda yapılacak en güzel amellerin başında Kuran okumak ve Kuranı yaşamaya çalışmak gelmektedir.

Zira bir hadiste: “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir” buyrulmuştur. Öğrenilmesi dahi hayırlılardan anılmaya sebepse bir de daim onunla hemhal olmanın bize getireceği faziletleri düşünmemiz gerekir. Kuran okumanın üstünlüğü ile alakalı Hadis-i Şeriflerden biri de şöyledir. İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sadece şu iki kimseye gıpta edilir: Biri Allah’ın kendisine Kur’an verdiği ve gece gündüz onunla meşgul olan kimse, diğeri Allah’ın kendisine mal verdiği ve bu malı gece gündüz O’nun yolunda harcayan kimse.”

Başka bir Hadis ise şöyledir. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Kim Kur’ân-ı Kerîm’i okur ve onunla amel ederse, kıyâmet günü ebeveynine bir tâc giydirilir. Bu tâcın ışığı, güneş dünyâdaki bir eve konulduğunda onun vereceği ışıktan daha güzeldir. Öyleyse, Kur’ân-ı Kerîm ile bizzat amel edenin ışığı nasıl olur, düşünebiliyor musunuz?”

Eshabı Kiramdan Üseyd bin Hudeyr (r.a) yaşadığı olay da bizlere Kuran mucizesini ve okuyan kişinin durumunu göstermektedir:

Bir gün yolculuktan dönerken sahrada gecelemem icap etti. Yanımda atım ve küçük oğlum Yahya vardı. Oğlumu yatırdım, atımı bağladım ve kendimde Kur’an-ı Kerim okumaya başladım. Biraz okuyunca atım şaha kalktı. Okumayı bıraktım. Atıma baktım, o anda sakinleşti. Sonra tekrar okumaya başladım. Tekrar atım şaha kalkmaya başladı. Oğlumu ezecek diye korktum, okumayı bıraktım. At tekrar sakinleşti. Sonra tekrar başladım, atım yine kükredi ve şaha kalktı. Ne oluyor, ne görüyor da ürküyor dedim. Başımı kaldırıp semaya baktığımda, daha önce görmediğim şekilde başımın üzerinde içinde yıldızlar gibi pırıltılar olan büyük bir nur halkası gördüm. Sabah erken Medine’ye döndüğümde geceki manzarayı Rasulullah’a arz ettim.

Rasulullah Efendimiz (s.a.v.): “Ya Üseyd! Sen bir yerde Kur’an-ı Kerim okursunda orada yalnız olduğunu mu zannedersin? O gördüğün nur halkası Allah’ın nuru, içindeki yıldızlar gibi parlayanlar da Allah’ın melekleri ve ervahı mukaddesedir. Şayet sen sabaha kadar okusaydın seninle beraber olurlardı” buyurdular.

“Şu Kur’ân insanların kalp gözlerini açacak bir nur, sağlam bilgi edinmek için bir hidayet ve rahmettir.” (Câsiye, 45/20)

“Bu Kur’ân insanlar için bir beyandır, müttakîler için de bir hidayet ve rahmettir.” (Al-i İmrân, 3/138)

Allah hepimize Kuran’ın sadık talebeleri olmayı nasip etsin. Onun ahlakı ile ahlaklanıp en güzel şekilde Kuran ile amel edenlerden olmayı daim niyaz ederiz.

Baki selamlar…

Kaynak : İrfan Duroğlu

YORUM YAP