DOLAR 31,1186 % 0.25
EURO 33,7826 % 0.43
STERLIN 39,4451 % 0.18
FRANG 35,3430 % 0.3
ALTIN 2.034,48 % 0,09
BITCOIN 1.606.113 -1.27
Yayınlanma Tarihi :

ZİKRİN FAZİLETİ

ZİKRİN FAZİLETİ

Kuran’ı kerimde zikir ile ilgili çok sayıda ayet bulunmaktadır. Bunlardan biri Ali İmran Sûresi 191. ayettir. Ayette şöyle buyrulmuştur: “Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar…” Her durumda ve halde kendini hatırımızda tutmamızı isteyen Allah bizi bundan alıkoyacak şeylere karşı da uyarı yapmıştır. Bu uyarıyı öğrendiğimiz ayet ise Münafikûn 9.ayettir. “Mallarınız ve evlatlarınız, sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Kim de bunu yaparsa işte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.”

Kendisini zikir eden  kullarını zikredeceğini  söyleyen Allah (1) zikretmenin mükafatını bildirmiştir. İşte Allah’ı anmanın, daim onla meşgul olmanın Allah’ın katındaki değeri bu kadar fazladır. Yine bir ayette saadetin anahtarı olarak Allah’ı anmak zikredilmiştir. (2) Diğer bir ayette ise; “Allah’a karşı gelmekten sakınanlar şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca Allah’ı zikrederler ve hemen gerçeği görürler.” (3)  buyrularak Allah’ı anmanın doğru ile yanlışı ayırt etmeye sebep olduğu söylenmiştir.

Bir Hadis-i Şerif’te Resulullah (S.A.V.) zikretmemenin günah olduğunu belirtmiştir. “İnsanlar bir mecliste oturur da orada Allâh’ın ismini anmazlarsa, eksik bir iş yapmış, bir günah işlemiş olurlar. Kim bir yolda yürür de Allah -azze ve celle-’yi zikretmezse, eksik bir iş yapmış, bir günah işlemiş olur. Kim yatağına girer de orada Allâh’ı zikretmezse, yine eksik bir iş yapmış, bir günah işlemiş olur.”

Zikrin faziletlerini anlatan hadislerden biri de şöyledir: “Nerede bir cemaat toplanır ve Allah’ı zikir ederlerse, melaikeler onları kuşatır, etraflarında döner, ilahi rahmet onları kaplar ve Allahü Teâlâ kendi katında olanlara onları anlatır.” (4)  Bir gün Ebû Hüreyre (radiyallahü anh] sokakta gördüğü halka, “Burada boşu boşuna ne duruyorsunuz; koşun mescide orada Resûl-i Ekrem’in mirası bölünüyor. Siz de hakkınızı alın” der. Halk hemen mescide koşar ve böyle bir şey olmadığını görünce geri döner. Vaziyeti Ebû Hüreyre’ye anlatırlar ve, “Biz bir taksimata tesadüf etmedik” derler. Ebû Hüreyre (radiyallahü anh),”Ya ne gördünüz?” diye sorunca, onlar, “Kimi Kur’an okuyor, kimisi zikir yapıyor” dediler. Ebû Hüreyre radiyallahü anh), İşte Resûl-i Ekrem’in mirası odur” dedi.

Bundan mütevellit ayet ve hadis üzerine inşa edilmiş tasavvufta da zikre son derece önem verilmiştir. Bu yüzden kulun Allah’a yaklaşabilmesi için günahlardan kaçınmakla birlikte daima zikir halinde olması çok önemlidir. Bizler Allah’ı göremiyor olsak da O’nun daima bizi gördüğü bilincinin uyanık olabilmesi için saliklere Mürşidleri tarafından günlük zikir dersleri verilmiştir. Ki böylece zikrin faziletiyle gönüllerini masivadan arındırıp hakiki saadete ulaşabilsinler.

Hayırlı Cumalar ola…

Kaynak : İrfan Duroğlu

YORUM YAP

Zikrin Faziletleri – Âlem-i adem 23 Şubat 2022 / 12:11 Yanıtla

[…] Kuran’ı kerimde zikir ile ilgili çok sayıda ayet bulunmaktadır. Bunlardan biri Ali İmran Sûresi 191. ayettir. Ayette şöyle buyrulmuştur: “Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar…” Her durumda ve halde kendini hatırımızda tutmamızı isteyen Allah bizi bundan alıkoyacak şeylere karşı da uyarı yapmıştır. Bu uyarıyı öğrendiğimiz ayet ise Münafikûn 9.ayettir. “Mallarınız ve evlatlarınız, sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Kim de bunu yaparsa işte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.”Kendisini zikir eden kullarını zikredeceğini söyleyen Allah (1) zikretmenin mükafatını bildirmiştir. İşte Allah’ı anmanın, daim onla meşgul olmanın Allah’ın katındaki değeri bu kadar fazladır. Yine bir ayette saadetin anahtarı olarak Allah’ı anmak zikredilmiştir. (2) Diğer bir ayette ise; “Allah’a karşı gelmekten sakınanlar şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca Allah’ı zikrederler ve hemen gerçeği görürler.” (3) buyrularak Allah’ı anmanın doğru ile yanlışı ayırt etmeye sebep olduğu söylenmiştir.Bir Hadis-i Şerif’te Resulullah (S.A.V.) zikretmemenin günah olduğunu belirtmiştir. “İnsanlar bir mecliste oturur da orada Allâh’ın ismini anmazlarsa, eksik bir iş yapmış, bir günah işlemiş olurlar. Kim bir yolda yürür de Allah -azze ve celle-’yi zikretmezse, eksik bir iş yapmış, bir günah işlemiş olur. Kim yatağına girer de orada Allâh’ı zikretmezse, yine eksik bir iş yapmış, bir günah işlemiş olur.”Zikrin faziletlerini anlatan hadislerden biri de şöyledir: “Nerede bir cemaat toplanır ve Allah’ı zikir ederlerse, melaikeler onları kuşatır, etraflarında döner, ilahi rahmet onları kaplar ve Allahü Teâlâ kendi katında olanlara onları anlatır.” (4) Bir gün Ebû Hüreyre (radiyallahü anh] sokakta gördüğü halka, “Burada boşu boşuna ne duruyorsunuz; koşun mescide orada Resûl-i Ekrem’in mirası bölünüyor. Siz de hakkınızı alın” der. Halk hemen mescide koşar ve böyle bir şey olmadığını görünce geri döner. Vaziyeti Ebû Hüreyre’ye anlatırlar ve, “Biz bir taksimata tesadüf etmedik” derler. Ebû Hüreyre (radiyallahü anh),”Ya ne gördünüz?” diye sorunca, onlar, “Kimi Kur’an okuyor, kimisi zikir yapıyor” dediler. Ebû Hüreyre radiyallahü anh), İşte Resûl-i Ekrem’in mirası odur” dedi.Bundan mütevellit ayet ve hadis üzerine inşa edilmiş tasavvufta da zikre son derece önem verilmiştir. Bu yüzden kulun Allah’a yaklaşabilmesi için günahlardan kaçınmakla birlikte daima zikir halinde olması çok önemlidir. Bizler Allah’ı göremiyor olsak da O’nun daima bizi gördüğü bilincinin uyanık olabilmesi için saliklere Mürşidleri tarafından günlük zikir dersleri verilmiştir. Ki böylece zikrin faziletiyle gönüllerini masivadan arındırıp hakiki saadete ulaşabilsinler.https://www.habercigazetesi.net/koseyazisi/meltem-kaya/zikrin-fazileti/?fbclid=IwAR0mAoUk9fTCpvHTzLh… […]