Yayınlanma Tarihi :

Omurilik Hasarları

Spinal kordun motor, duyusal ve otonomik fonksiyonlarında kalıcı veya geçici bir değişikliğe yol açan travma ile oluşan hasar sonucunda  kişide farklı klinik durumlar ortaya çıkabilir.

Omurilik Hasarları

Spinal kordun motor, duyusal ve otonomik fonksiyonlarında kalıcı veya geçici bir değişikliğe yol açan travma ile oluşan hasar sonucunda  kişide farklı klinik durumlar ortaya çıkabilir. En sık nedeni yaşlılarda düşme,  motorlu araç kazası,  ateşli silah yaralanması, yüksekten atlama – dalmadır. Tetrapleji, parapleji, kaslarda atrofi, motor ve duyu kaybı, spastisite sık duyduğunuz kelimeler arasında yer alır.

Spinal kord yaralanması nedenlerini travmatik ve travmatik olmayan olarak iki gruba ayırabiliriz. Travmatik olmayan nedenler arasında neoplastik, infeksiyöz ve inflammatuvar nedenler, vasküler nedenler ve diğer nedenler ( nutrisyonel myelopati, radyasyon myelopatisi) bulunmaktadır.

Spinal kord yaralanmalı bireyde rehabilitasyon kliniğinde amaç fiziksel ve fonksiyonel kapasitenin geliştirilmesi ve komplikasyonların önlenmesidir. Bu amaçla hastaya uygun rehabilitasyon programı düzenlenir. Hastaya planlanan rehabilitasyon programı hastanın mevcut fonksiyonlarına göre düzenlenmektedir. Henüz yatak dışı aktivite yapamayan bir hastada yatak içi aktiviteler planlanır. Hastanın solunum kapasitesini geliştirmek için solunum egzersizleri, eklem hareket kısıtlılığını önlemek için eklem hareket açıklığı egzersizleri, kas gücünü korumak için kuvvetlendirme egzersizleri, hastanın yatak içi postürünün düzeltilmesi, yatakta mobilite egzersizleri (yatak içi dönme, kademeli olarak kalkma, destekli ve desteksiz oturma pozisyonlarını kazanması) yapılır.

Eklem hareket açıklığının korunması için günde en az iki – üç kez her ekleme, eklem hareket açıklığı egzersizleri yaptırılmalıdır. Ayak bileğinde fleksiyon kontraktürü sık geliştiği için yatarken ve otururken ayakları 90 derecelik açıyla pozisyonlamak, gerekirse bunun için cihaz kullanmak (istirahat AFO’su) gerekebilir. Kuvvetlendirmek için elektirksel stimülasyon, PNF egzersizleri, progresif rezistif egzersiz programı, biofeedback uygulamaları kullanılabilir. Uzun süredir yatar pozisyonda olan hastalarda oturma ve ayakta durmaya geçerken gelişebilecek tansiyon problemlerini önlemek için açısı ayarlanabilen tilt table kullanmak, kademeli olarak dik pozisyona getirilmesi planlamak gerekir.

Dik durmayı tolere edebilen hastalarda ayakta durma masası (stand table) kullanılarak hasta ayağa kaldırılabilir. Hasta posterior shell kullanımı ile paralel barda ayakta tutulabilir.

Yatağa bağımlı dönemde hastaların bası yarası gelişimi açısından yakından izlenmesi ve buna yönelik önlemlerin alınması gereklidir. Düzenli pozisyon değiştirmek (yatarken 2 saattre bir, otururken yarım saatte bir), hijyene dikkat etmek, yatış pozisyonunda bası yarası gelişebilecek bölgelerin dikkatli yerleştirilmesi, yastıklarla desteklenmesi, günde iki kez deri kontrolü yapılması gerekir.

Tekerlekli sandalyede oturabilir durumdaki hastalarda yataktan tekerlekli sandalyeye ve tekerlekli sandalyeden yatağa transfer aktiviteleri geliştirilir. Push-up egzersizleri (kolları ile kendini kaldırması), dayanıklılığı artırıcı egzersizler, dönme ve emekleme egzersizleri çalışılır. Henüz aktivite gelişmeyen kaslara pasif eklem hareket açıklığı egzersizleri ve germe egzersizleri yapılmaya devam edilir.

Kişi ayakta durabiliyorsa paralel barda çalışmalara başlanır. Gövdenin ve pelvisin (kalçanın) stabilizayonu bu durumda önemlidir. Hastaya önce ağırlık aktarımı öğretilir, denge egzersizleri çalışılır ve geliştirilir, yürüme eğitimi verilir. Tedavide amaç bağımsız yürümektir. Ancak omurilik yaralanma seviyesine göre yürümenin başarılıp başarılamayacağı gözden geçirilerek hasta ve ailesi ile konuşulur. Bu çerçevede hasta ve ailesi yönlendirilir.

Kişinin toplum içi, ev içi veya egzersiz amaçlı ambulasyonu hedeflenir. Kişinin hastalık seviyesine göre ortez  kullanımı gerekebilir. Tekerlekli sandalye kişiye özel reçetelenir. Pelvis genişliği, oturak uzunluğu, arkalık yüksekliği, kol desteği yüksekliği, oturak yüksekliği gibi ölçüleri her hasta için ayrı ayrı hesaplanmalıdır.

Kemik erimesi, idrar yolu infeksiyonu ve böbrek taşı oluşumu, kabızlık, bası yaraları, kemiklerde hareket kısıtlılığı, kaslarda aşırı spazm, solunum problemleri, kalp ve dolaşımla ilgili sorunlar, beslenme problemleri, kronik ağrı, nöropatik ağrı, psikolojik sıkıntılara yönelik önlemlerde rehabilitasyon programına dahil edilir.

Omurilik yaralanmalı hastalarda geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları (akupunktur, ozon, homeopati, fitoterapi, kök hücre tedavisi, çip uygulamaları gibi) kişinin mevcut bulgularına göre uygun durumlarda tedaviye dahil edilebilir.

Bu bağlamda rehabilitasyonda ana prensipler; erken mobilizasyon, bozuklukların tedavisi, fonksiyonel eğitim, yardımcı cihazların doğru zamanda planlanıp düzgün  kullanımı (ortezler), mesleki rehabilitasyon ve kişinin psikososyal tedavisidir.

Kaynak : Özden Certel

YORUM YAP