Yayınlanma Tarihi :

Yılan Ve Korunma Yöntemleri

Havaların ısınmasıyla birlikte kış uykusundaki hayvanların gündelik yaşamlarına dönmesiyle doğa da ki hayvanların sayısında ciddi bir artış gözlemlenmeye başlandı.

Yılan Ve Korunma Yöntemleri

Havaların ısınmasıyla birlikte kış uykusundaki hayvanların gündelik yaşamlarına dönmesiyle doğa da ki hayvanların sayısında ciddi bir artış gözlemlenmeye başlandı. Geçen senelere kıyasla bu sene doğada ki yılan ve ayı popülasyonunun artışı rahatlıkla görülebilmekte.

Bu durum bir yandan doğadaki canlı çeşitliliği noktasında sevinç yaratırken diğer yandan da insan güvenliği noktasında endişeyi de beraberinde getirmektedir. Yılanlar soğukkanlı hayvanlar oldukları için bulundukları ortamın ısı derecesine göre davranabilir. Kış aylarını mağara, oyuk, çatlak gibi kuytu, karanlık ve görece daha soğuk yerlerde geçiren yılanlar, Nisan-Mayıs aylarında baharın gelmesiyle, doğadaki tüm diğer her şey gibi uyanır. Uzun süren bir uykunun ardından doğada yiyecek aramaya başlayan yılanlar, genellikle böcekler, fareler ve diğer kemirgenler ile beslenir. Ancak kimi zaman yılanlar, yiyecek bulmak için yaşam alanlarına yaklaşır ve kimi zaman evlerin içlerine kadar girer. Özellikle de piknik ve mesire alanlarında ki insan yoğunluğu sonrası piknik geçirilen bölge yılanların doğal beslenme alanı olarak kabul edilmektedir.

Dünyadaki birkaç yılan türü hariç normal şartlarda insanlara saldırmazken bilinçli olarak yılanı rahatsız etmek, üzerine basmak ve tutmak gibi durumların dışında da yılan ısırmaları ile karşı karşıya gelinmesi zor bir ihtimaldir. Dünya üzerinde yaklaşık 3 bine yakın yılan türü bulunurken ülkemizde bu türlerin sadece 40’tan fazlası görülmektedir. Bunların içinde de zehirli sayılabilecek 10’a yakın engerek yılanı türü bulunmaktadır.

Kışı uyuyarak geçiren yılanlar özellikle de bu aylarda hem beslenme hem de üreme için doğada çok sayıda görülmektedirler. İstatistiklere bakıldığında yılan ısırmalarının birçoğunun bu aylarda gerçekleşmesi insanların bu dönemlerde yılanlara karşı biraz daha fazla kontrollü olması gerekmektedir.

Yılan ısırmalarına karşı yapılması gereken  müdahalelere baktığımızda yapmamız  gereken ilk şey ısırılan bölgeye soğuk kompres uygulayıp kan dolaşımını yavaşlatıp hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmamız gerekmektedir.

Yılan ısırmalarındaki yapılan en büyük yanlış ise ısırılan bölgenin kesilip oradaki kanın ağız yoluyla emilmesidir. Bu durum zehrin ağız yoluyla alınıp daha ciddi bir sağlık sorunu ile karşılaşılmasına sebebiyet verileceği unutulmamalıdır.  Aynı zaman da ısırılan bölgede yüzük, bileklik. Kolye, saat gibi aksesuarlarımız varsa bölgenin şişme ihtimaline karşı bunları hemen çıkarmalıyız. Ayrıca ısıran yılanın fotoğrafının çekilmesi de yılan türünün tespiti ve ilk müdahalede sağlık çalışanlarına yol gösteren en önemli noktaların başında gelmektedir.

Evlerimiz, bağ, bahçe gibi yerlerde yılanlara karşı alınacak önlemlere baktığımızda ise yılanların keskin kokulardan rahatsız olup uzak durduklarını mecbur kalmadıkları sürece de bu bölgelere yaklaşmadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bağ/bahçe evi gibi yerlerde ev etrafına nohut ekilmesi oldukça tuzlu bir tada sahip nohut yapraklarının yılanları o bölgeden uzak tutmaktadır. Ayrıca yılanların geçtiği yerlere veya evimizin çevresine sarımsak, kükürt, kireç, naftalin gibi keskin kokuya sahip şeylerin koyulup dökülmesi de yılanları bizden uzak tutmak için oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Ayrıca bahçe duvarlarının taş değil de betondan yapılması, evin etrafında kömürlük, ardiye gibi nemli, karanlık ve serin yerlerin olmaması, kapı altlıklarına setlerin yapılması ve tavuk kümesi gibi yılanların en önemli gıda maddesi olan yumurta kaynaklarının ikametgahlarımıza yakın olmaması yılanlardan korunmak için önemli noktaların başında gelmektedir.

Yılanların ekosistemdeki yeri son derece önemli olduğundan öldürülmesi veya zehirlenmesi tahmin edemeyeceğimiz zararlara neden yol açabilmektedir. Yılanlar doğadaki böcek ve kemirgenler ile beslendiğinden dolayı popülasyonlarındaki azalış tarım arazilerindeki böcek ve kemirgen sayısında artışa ve ekili arazilerden alınan ürünün azalmasına neden olmaktadır. Son yıllarda ülkemizde azalan leylek ve kirpi popülasyonuda ülkemizdeki yılan popülasyonunun artışındaki en önemli sebeplerin başında gelmektedir.

Kaynak : Özgür Fındıklı

YORUM YAP