BIST 100
14.514,82 0,82%
DOLAR
48,0771 0,09%
EURO
56,1088 -0,04%
GRAM ALTIN
7.172,02 0,91%
FAİZ
40,85 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
106,66 0,10%
BITCOIN
77.200,00 -0,26%
GBP/TRY
65,6442 0,16%
EUR/USD
1,1678 -0,01%
BRENT
93,13 -1,33%
ÇEYREK ALTIN
11.726,25 0,91%
Balıkesir Açık
Balıkesir hava durumu
19 °

Dünya Basın Özgürlüğü Günü: Kelimeler Güzel, Gerçekler Sert

irfan duroğlu

Her yıl, 3 Mayıs geldiğinde dünyanın dört bir yanında olduğu gibi bizim memlekette de aynı cümleler havada uçuşuyor: “Adil, şeffaf, özgür ve demokratik medya…”

“Basın susturulamaz…”

“Halkın haber alma hakkı kutsaldır…”

Salonlar doluyor, ekranlar süsleniyor, sosyal medya paylaşımları art arda sıralanıyor. Ancak işin vitrini ile sokağın gerçeği arasında dağlar kadar fark var.

Çünkü bugün artık birçok yerde basın özgürlüğü; evrensel ilkelerle değil, kişisel çıkarlarla ölçülüyor.

Benim tarafımdaysan ADİL’sin…

Karşı tarafın yanlışını konuşuyorsan ŞEFFAF’sın…

Benim düşündüğüm gibi düşünüyorsan hem ÖZGÜR’sün hem de DEMOKRAT’sın…

Ama farklı düşünüyorsan?

Bir anda ya “YANDAŞ” oluyorsun ya da “MUHALİF.”

Şansını zorlarsan, “FONDAŞ” olman ise an meselesi…

Ortası yok. Hoşgörü yok. Tahammül yok.

Oysa basın dediğimiz şey; alkış tutan bir propaganda makinesi değil, toplumun aynasıdır. Ayna bazen güzel gösterir, bazen de yüzleşmek istemediğimiz gerçekleri. İşte sorun da tam burada başlıyor.

Kimse kendisine tutulan aynayı sevmiyor.

Bugün gazetecilik; gerçeği arama mesleğinden çok, taraf seçme baskısı altında yürütülmeye çalışılıyor. Tarafsız kalmaya çalışanlar bile bir süre sonra bir tarafın hedef tahtasına oturtuluyor. Çünkü artık insanlar haberi değil, kendi düşüncesini doğrulayan cümleleri görmek istiyor.

Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün geçmişine baktığımızda ise aslında çok önemli bir anlam taşıdığını görüyoruz. Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında ilan edilen bu özel günün temel amacı; basının bağımsızlığını korumak, gazetecilere yönelik baskıları gündeme taşımak ve halkın doğru bilgiye ulaşma hakkını savunmaktı.

Çünkü özgür olmayan bir medya, özgür olmayan toplum demektir.

Tarihe baktığımızda savaşların, darbelerin, ekonomik krizlerin ve toplumsal kırılmaların yaşandığı dönemlerde ilk susturulmak istenenlerin gazeteciler olduğunu görürüz. Çünkü doğru bilgi; korkunun en büyük düşmanıdır.

Bugün dünyanın birçok ülkesinde gazeteciler hâlâ tehdit ediliyor, yargılanıyor, işsiz bırakılıyor ya da sosyal medya linçleriyle susturulmaya çalışılıyor. Ama sadece fiziksel baskılar değil, dijital çağın görünmeyen baskıları da var.

Algı operasyonları…

Manipülatif başlıklar…

Trol orduları…

Fonlu tartışmalar…

Gerçeklerin yerine yerleştirilen kurgular…

Hal böyle olunca ‘Özgür Basın’ kavramı da herkesin işine geldiği kadar savunduğu bir slogana dönüşüyor.

Bugün bazıları için özgürlük; sadece kendi sesinin duyulması anlamına geliyor. Karşıt görüş konuştuğunda ise özgürlük bir anda tehdit olarak görülüyor.

Oysa gerçek demokrasi; sadece kendin gibi düşünenlere değil, senden farklı düşünenlere de konuşma hakkı tanıyabildiğin zaman vardır.

Basın özgürlüğü de tam olarak budur.

Gazetecilik; birilerini memnun etmek için değil, toplumun haber alma hakkı için yapılır. Gazetecinin görevi alkış toplamak değil, gerçeği araştırmaktır. Bazen o gerçek hoşumuza gider, bazen gitmez. Ama gerçek; kişinin siyasi görüşüne göre şekil değiştirmez.

Bugün Dünya Basın Özgürlüğü Günü…

Bugün de bol bol süslü cümleler kurulacak. Yine özgürlük nutukları atılacak ama önemli olan kürsülerde söylenen sözler değil, günlük hayatta gösterilen samimiyettir.

Çünkü basın özgürlüğü; Sadece bizim gibi düşünenlerin konuşabildiği yerde değil, bizim gibi düşünmeyenlerin de korkmadan konuşabildiği yerde vardır.

Unutulmamalıdır ki; Gerçeklerin susturulduğu yerde yalnızca gazeteciler değil, toplumun tamamı kaybeder.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Mehmet Gültekin 03.05.2026 14:09

İstenileni yazarsan varsın.Aynı sıkıntılardan muzdarip ederek geldiler,Haber kanallarını aldılar yada kurdular.Onlar için özgür düşünce zaralı ve sakıncalı.Şansını zorlayan gazetecilere ne ettiklerini gördük.Bendensin gülen yüz,aksi Silivri.

Yanıtla